1. tutmakkelimef.Tutmak; elinde bulundurmak; eliyle kavramak; kavrayarak eline almak; almak.
  2. çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
  3. yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
  4. atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
  5. ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
  6. açmakkelimef.Kapalı, sarılı, bağlı, katlı, dürülü veya buruşuk vaziyetteki bir nesneyi açık, düz hâle getirmek; çözmek; düzeltmek; aralamak; aralık etmek.
  7. kulakkelimeis.eT.Başın iki yanında bulunan işitme ve denge duyusu organı. [Yüknekî]
  8. kesmekkelimef.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak. [Yüknekî]
  9. uçmakkelimef.eT.Havalanıp gitmek.
  10. yolkelimeis.Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan hat; tarik.
  11. kalmakkelimef.Bulunduğu durumu veya konumu korumak, değiştirmeden durmak.
  12. kurmakkelimef.(Yay vb. için) germek. [Yüknekî]
  13. tutulmakkelimef.Hakkında tutmak eylemi gerçekleştirilmek; tutulmak; alıkonulmak.
  14. yerkelimeis.Toprak.
  15. kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
  16. kolkelimeis.İnsan vücudunun omuzdan başlayarak parmak uçlarına kadar olan kısmı. [Yüknekî]
  17. tabankelimeis.Ayağın yere basan alt yüzü.
  18. yankelimeis.Taraf.
  19. yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
  20. kelimeis.eT.Hizmet; çalışma; faaliyet.
  21. yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
  22. kesmekelimeis.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak işi; kesmek eylemi.
  23. oynamakkelimef.(Bir şeyi) eğlenmek, hoşça vakit geçirmek amacıyla o şeyi kendine oyuncak veya oyun aracı edinmek. Top oynayalım mı?
  24. yüzkelimeis.eT.Bir şeyin üst kısmı; yüzey; satıh.
  25. kaçmakkelimef.Bulunması gereken bir yerden zor kullanarak veya hileyle ayrılmak; firar etmek.
  26. yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
  27. basmakkelimef.Ayakların tabanı ile vücudunun ağırlığını verecek şekilde yere veya bir şey üzerine çıkmak, durmak.
  28. istemekkelimef.eT.Arkasına düşmek; aramak; arzu etmek; araştırmak.
  29. bilmekkelimef.Bir şeyi öğrenmiş, kavramış olmak; malumat edinmek. [Yüknekî]
  30. kanatkelimeis.eT.Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan hareketli organ.
  31. kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
  32. sokmakkelimef.(Bir şey için) başka bir şeyin arasına girmesini sağlamak; girdirmek; içine tıkmak; basmak.
  33. yoğunkelimesf.eT.Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.
  34. kaynamakkelimef.(Sıvılar için) sıcaklığı belirli bir dereceye varınca buharlaşma sonucu fokurdamak.
  35. açılmakkelimef.(Kapalı, katlı, örtülü, sarılı ve dolaşık durumda bulunan bir nesne için) açık duruma getirilmek; kapalı olma hâli kaldırılmak; açılmış olmak. .
  36. anaçkelimeis.eT.Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
  37. kelimeis.Herhangi bir yer, alan, cisim veya durumun sınırları arasında kalan yer; dahil.
  38. işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
  39. kopmakkelimef.eT.(Tel, ip, halat vb. için) üzerine uygulanan çekme kuvveti dolayısıyla iki parçaya ayrılmak.
  40. oyunkelimeis.eT.Eğlenmek, zevk almak amacıyla yapılan fiziksel ya da zihinsel etkinlik.
  41. kelimeis.eT.Bir şeyin bitim noktası, son; baş; tepe; nihayet.
  42. kapakkelimeis.eT.Kapların ağızlarını veya üstlerini örtmeye yarayan hareketli parça.
  43. yakakelimeis.eT.Uç; kıyı; sınır; hudut.
  44. boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
  45. çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
  46. ilmekkelimef.Bağlı, asılı, ilişkili olmak; bağlanmak; iliştirilmek.
  47. sırtkelimeis.eT.Bir hayvan veya insan vücudunda, göğsün karşıtı olarak omuzlarla ense kökünden böbreklerin üst bölgesine kadar uzanan bölüm; omuzlarla beraber…
  48. yükkelimeis.Ağırlık.
  49. yarmakelimeis.Yarmak eylemi.
  50. bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.