kırmak

kelimef.

eT.kır-mak

قيرمق قرمق

  1. 1

    Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.

  2. 2

    Vücuttaki kemiklerden bir veya bir kaçında düşme, çarpma vb. şekillerle kırık oluşmasına sebep olmak.

  3. 3

    (Tahılı) iri olarak öğütmek.

  4. 4

    Katlamak; bükmek.

  5. 5

    {eT}(Ceviz, fındık, yumurta vb. için) iç kısmından yararlanmak amacıyla kabuğunu parçalamak; içinden yararlanmak; çatlatmak.

    [Clauson][DK][DLT]

  6. 6

    (Soğan, ekmek, salatalık, kavun vb. için) bıçak kullanmaksızın elle iri parçalara ayırmak.

  7. 7

    {eT}Bir şeyi kökünden çıkarmak; kazımak; soymak; sıyırmak.

    [Clauson][DLT]

  8. 8

    (Savaş, bulaşıcı hastalık, soğuk vb. için) çok sayıda insan ve hayvan öldürmek; topluca öldürmek; yok olmasına sebep olmak.

  9. 9

    {OsT}{ağız}{eAT}Öldürmek; yok etmek; imha etmek; tenkil etmek; kökünü kazımak.

    [DS]

  10. 10

    (Fiyat için) pazarlık sonucu indirimde bulunmak; indirmek; azaltmak.

  11. 11

    Baskı işlemi bitmiş tabaka halindeki kâğıdı bir kitap boyutuna indirmek amacıyla kurallarına uygun biçimde katlamak.

  12. 12

    Çalışma ile elde edilen sonucu ortadan kaldırmak; etkisiz hâle getirmek.

  13. 13

    (Neşe, heves, vb. soyut şeyler için) yok etmek; ortadan kaldırmak.

  14. 14

    Etkisini, gücünü kesmek; şiddetinin azalmasına sebep olmak; yatıştırmak.

  15. 15

    {ağız}(Kişi için) küçümsemek.

    [DS]

  16. 16

    {ağız}Gözden düşürmek; küçük düşürmek.

    [DS]

  17. 17

    Henüz vadesi gelmemiş bir ticarî senedi, belirli bir oranda indirim yaparak alacaklıdan satın almak; iskonto etmek.

  18. 18

    Hareket halindeki bir taşıtın yönünü değiştirmek amacıyla direksiyon veya dümeni çevirmek.

  19. 19

    mecaz.Birinin incinmesine veya gücenmesine sebep olacak bir davranışta bulunmak; gücendirmek; incitmek.

  20. 20

    (Olumsuz biçimiyle) reddedememek; geri çevirememek.

  21. 21

    Tavlada rakip oyuncunun pulunu oyun dışı bırakmak.

  22. 22

    fiz.Doğrultusuna farklı indisi olan bir saydam cisim getirerek ışığa yön değiştirtmek.

  23. 23

    (Sonuç için) kimsenin ulaşamadığı başarıyı elde etmek.

  24. 24

    {ağız}İskambilde karşı tarafın elinde bulunan kozu alarak gereği gibi değerlendirmesini engellemek.

    [DS]

  25. 25

    argo.f.gçsz.Kaçmak; uzaklaşmak; ortadan kaybolmak.

  26. 26

    argo.Gitmesi gereken bir yere gitmemek.

  27. 27

    argo.Esrarı küçük parçalara ayırmak.

  28. 28

    argo.Uyuşturucu maddeyi bir başka uyuşturucu ile karıştırmak.