yaka
kelimeis.(eT. yaka:)Köken
eT.yā-mak (yaklaşmak) > ya-k (yakın) > yak-ā
Anlamlar
- 1
{ağız}{eT}Uç; kıyı; sınır; hudut.
[DS][ETY]
- 2
{ağız}{eT}Taraf; yan; yön; civar.
[DS][EUTS]
- 3
{ağız}Semt.
[DS]
- 4
Bir giyeceğin boyna gelen, boynu çevreleyen bölümü.
- 5
{eT}Bir giyeceğin boyun çevresindeki oyukluk; elbisenin boynu kuşatan kıyısı.
[Bahşayiş][DLT][KB][Mühennâ]
- 6
Bir giyeceğin boyuna gelen kısımdaki oyuğun etrafına takılan çeşitli biçim ve görünüşlerde yapılmış parça.
- 7
(Erkek için) gömlek ölçüsünü belirlemede kullanılan cm. cinsinden boyun kalınlığı.
- 8
(Akarsu, deniz, göl, vb. için) karşılıklı iki kıyıdan birine göre diğeri.
- 9
Eğik yerey.
- 10
Taraf; kısım.
- 11
Binalarda, yağmur sularının içeriye sızmasını önlemek için kiremitlerin altına, oluk kenarlarına konulan sac parçası.
- 12
dnz.Yelkenlerin kenar ve köşeleri.
- 13
biy.Pulkanatlılarda, kının başın yanında olan bölümü.
- 14
İmparatorluk döneminde, yeniçerilere belirli dönemlerde giyecek bedeli olarak verilen on bir akçeye verilen ad.
- 15
biy.Bir çok mantarda, mantarın sapını çevreleyen sabit halkaya verilen ad.
- 16
zool.Güvercin gibi kuşlarda çepeçevre boynu örten tüy şeridi.
- 17
balıkçı. Ağın en alt ve en üst kesiminde daha kalın iple örülerek sağlamlaştırılmış geniş gözlü mantar ya da kurşun takılan bölüm.
- 18
Zırhın boynu koruyan bölümü.
- 19
{ağız}Yan; yön; taraf.
[DS]
- 20
{ağız}Kadın memesi.
[DS]