kalmak

kelimef.

ka-mak (yığmak, biriktirmek; eklemek) > kāl-mak / kal-mak

  1. 1

    Bulunduğu durumu veya konumu korumak, değiştirmeden durmak.

  2. 2

    {eT}Bir yerde veya birinin yanında bulunmaya devam etmek; oradan ayrılmamak; bir süre orada beklemek; oyalanmak. [Yüknekî]

    [DLT][ETY][EUTS][Gabain][KB]

  3. 3

    Yerleşmek; ikamet etmek; konmak; oturmak.

  4. 4

    (Ölçü, zaman ve uzaklık için) belirtilen kadar bulunmak.

  5. 5

    (Eşya vb. için) birinde veya bir yerde unutulmuş olmak; bırakılmak.

  6. 6

    (Olumsuz çekimle) harcayıp bitirmiş olmak; tüketmek.

  7. 7

    Bir harcama veya tüketme sonucunda belirtilen miktarda artmış olmak.

  8. 8

    Kendisi ile birlikte bulunanlar yok olduktan, dağıldıktan veya gittikten sonra da var olmak; durmak; bulunmak; varlığını sürdürmek.

  9. 9

    (İz, leke vb. için) etkisi geçtikten sonra da belirtisi devam etmek; kaybolmamak; çıkmamak.

  10. 10

    (Soyut kavramlar için) etkisini sürdürmek; devam etmek; varlığını korumak.

  11. 11

    (Öğrenci için) aynı sınıfı veya dersi bir daha okumak zorunda kalmak; bir üst sınıfa veya derse devam edememek.

  12. 12

    Çıkarma işleminin sonucu olmak.

  13. 13

    (Bir iş veya etkinlik için) yapılamamak; tamamlanamamak; geri bırakılmak.

  14. 14

    (Taşıt için) yolda giderken bozulmak; yürüyemez hâle gelmek; vardırılmak istenen yere götürülememek; yolda durmak.

  15. 15

    (Çalışma, iş, faaliyet vb. için) daha sonra sürdürmek üzere belli bir durumda bırakılmak.

  16. 16

    Bir şeyi yapamamak; yapmaktan alıkonulmak.

  17. 17

    (Bir iş için) birisinin yetki ve sorumluluk alanı içine girmek; onu ilgilendirmek; yapılması ona düşmek, ona bırakılmak.

  18. 18

    Bütünüyle ileri bir tarihe bırakılmak; ertelenmek.

  19. 19

    (Mal, mülk, servet vb. için) miras yoluyla geçmek; geçmek; aktarılmak.

  20. 20

    Belirli bir gelir ile yetinmek zorunda olmak; yetinmek.

  21. 21

    Bir şeye bulanmak; kaplanmak; bir şey bulaşmak.

  22. 22

    Bakımı bir kimsenin üzerinde bulunmak; o kişi tarafından korunup gözetilir olmak.

  23. 23

    Ölmek.

  24. 24

    Olumsuz biçimde gelişmek ve öylece devam etmek.

  25. 25

    (Yardımcı fiil olarak) herhangi bir olumsuz duruma düşmek.

  26. 26

    (Yardımcı fiil olarak, fiil + e + kalmak) sürerlik ifade eden birleşik fiil yapar.

  27. 27

    {eT}(Yardımcı fiil olarak, fiil -ip + kalmak) sürerlik ifade eder.

    [ETY]

  28. 28

    {eT}Umutsuz durumda olmak.

    [ETY]

  29. 29

    Yığılmak; birikmek; çoğalmak.

    [İKPÖy.]

  30. 30

    {eT}Bırakılmak.

    [DLT][İKPÖy.]