bozmak

kelimef.

eT.buz-mak (yıkmak, kırmak) > boz-mak

  1. 1

    {eT}Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.

    [DLT][ETY][EUTS]

  2. 2

    Bir yerin veya bir şeyin düzenini karıştırmak.

  3. 3

    Zarar vermek, dokunmak.

  4. 4

    mecaz.Kötü duruma getirmek; kötü etkide bulunmak.

  5. 5

    Geçersiz duruma getirmek; iptal etmek; hükümsüz kılmak.

  6. 6

    mecaz.Birini, beklemediği davranışı göstererek kırmak; yalanını ortaya çıkararak küçük düşürmek.

  7. 7

    Yenmek; bozguna uğratmak.

  8. 8

    Büyük parayı ufak birimlere ayırmak.

  9. 9

    Altını paraya; dövizi Türk parasına çevirmek.

  10. 10

    Bağ ve bostanın en son kalan ürünlerini de toplamak.

  11. 11

    mecaz.(Bir şeyle aklını) yitirecek derecede ilgilenmek.

  12. 12

    Aklını kaybetmek.

  13. 13

    (Erkek için) bir kızın bekâretini gidermek.

  14. 14

    Biçimini ve kullanılışını değiştirmek.

  15. 15

    Birini, yalanını meydana çıkararak utandırmak.

  16. 16

    (Mide için) yiyecek zarar vermek.

  17. 17

    mecaz.İyi davranışları kötüye çevirmek.

  18. 18

    {ağız}Tarlayı ürün alımından sonra ilk defa sürmek.

    [DS]