çatmak

kelimef.

çat-mak

چاتمق

  1. 1

    {eAT}{eT}Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya getirmek; birbirine dayamak. [Yüknekî]

  2. 2

    Keresteyi kabaca uçlarından çivileyerek bir şey kurmak; birbirine tutturmak.

  3. 3

    Kavuşturup bağlamak.

  4. 4

    Başa yazma, yemeni bağlamak.

  5. 5

    (Kaş, yüz için) yüz kaslarını germek suretiyle öfkeli ve sert bir ifade takınmak.

  6. 6

    {ağız}Rast gelmek; karşılaşmak.

    [DS]

  7. 7

    (Bilinen, belirlenen zaman için) iyice yaklaşmak; vakti zamanı, sırası gelmek.

  8. 8

    Hayvana iki yanlı yük vurmak.

  9. 9

    Yaklaşıp vurmak.

  10. 10

    {eAT}Yapmak, inşa etmek; kurmak; tanzim etmek.

  11. 11

    Yüksek mevkide bulunan birinin iltimasını kazanmak; ona sokulmak.

  12. 12

    {ağız}Yetişmek; geriden varmak.

    [DS]

  13. 13

    terz.Bir elbiseyi dikmeden önce parçalarını teyelle birbirine birleştirmek.

  14. 14

    {ağız}gçsz.Birine sert ve kırıcı sözler söylemek, yazılar yazmak; sataşmak; saldırmak.

    [DS]

  15. 15

    mecaz.Hoşa gitmeyen bir durumla veya kişiyle karşılaşmak.

  16. 16

    {eAT}Parçaları birbirine tutturmak suretiyle bir şey yapmak.

  17. 17

    {eT}Kuzuyu koyuna katmak.

    [DLT]

  18. 18

    {eAT}Karşılaşmak; çarpmak; dokunmak.

  19. 19

    dnz.f.gçsz.(İki gemi için) birbiri ile çarpışmak.