yük

kelimeis.

ü-mek (yayılmak; uzamak) > yü-k

يوك

  1. 1

    Ağırlık.

    [Mühennâ]

  2. 2

    Yük.

    [Bahşayiş][DLT][ETY][EUTS][Gabain][KB][İKPÖy.]

  3. 3

    Yığın.

    [İKPÖy.]

  4. 4

    Bohça.

    [DLT]

  5. 5

    Meyve; yemiş; ürün.

    [Bahşayiş]

  6. 6

    Kuş tüyü; kuş teleği; ok yeleği.

    [DLT]

  7. 7

    Bir taşıtın, bir yük hayvanının ya da kimsenin taşıdığı nesnelerin tümü.

  8. 8

    Araba, hayvan ya da bir kimsenin taşıyabildiği miktar.

  9. 9

    mecaz.Bir kimsenin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev.

  10. 10

    fiz.Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı, şarj.

  11. 11

    fiz.Bir akışkanın içinde bulunduğu kabın çeperine uyguladığı basınç miktarı.

  12. 12

    Kamu harcamalarının ya da vergi tutarının ulusal gelire oranla taşıdığı ağırlık.

  13. 13

    {OsT}Doğacak bebek, cenin.

  14. 14

    mecaz.Tedirginlik veren şey, engel.

  15. 15

    tarih. Yüz bin kuruşluk mal veya tutar.

  16. 16

    {ağız}Beş kilelik veya yüz kiloluk ürün.

    [DS]

  17. 17

    {ağız}Hayvan üstündeki iki küfe ağırlık.

    [DS]

  18. 18

    {ağız}Para ölçüsü olarak bin lira.

    [DS]

  19. 19

    {ağız}Yatak.

    [DS]