yoğun

kelimesf.

eT.yo-ġ-mak (sıkı olmak) > yo-ġ-un

يغون يوغن

  1. 1

    {OsT}{eAT}{eT}Şişkin; çapı kalın; kaba; şişman; dolu; sıkı; çok.

    [Bahşayiş][DLT][ETY][EUTS][Gabain][KB][Mühennâ]

  2. 2

    {OsT}{eT}Sert; haşin; şedit.

    [Bahşayiş]

  3. 3

    {OsT}İri; büyük.

  4. 4

    Hacmine oranla ağırlığı fazla olan; kesif.

  5. 5

    (Akışkan için) sık ögelerden oluşmuş; koyu; kalın; ağır.

  6. 6

    mecaz.Çok sayıda, sıkışık ögelerden oluşan; artmış; çoğalmış.

  7. 7

    (Koku için) etkisi güçlü olan; ağır.

  8. 8

    Varlığını güçlü biçimde duyuran; güçlü.

  9. 9

    Alışılmışın dışında büyük bir çaba gerektiren.

  10. 10

    Birçok olayla, eylemle dolu olan.

  11. 11

    (Düşünce için) az sayıda ögelerden kurulmakla birlikte derin ve karmaşık.

  12. 12

    {ağız}mecaz.Şişman; iri; tombul; biçimsiz ve kısa boylu.

    [DS]

  13. 13

    {OsT}{eAT}Sesçe kalın.

  14. 14

    {OsT}{ağız}İşe yaramaz; beceriksiz.

    [DS]

  15. 15

    {OsT}{eAT}(Bez, deri vb. için) kalın.

  16. 16

    {ağız}(Elek, iğne için) kaba; kalın; iri.

    [DS]

  17. 17

    {ağız}Ağır.

    [DS]

  18. 18

    {ağız}Sağlam.

    [DS]

  19. 19

    {ağız}Koyu.

    [DS]

  20. 20

    {ağız}İnatçı, ayrı baş çeken.

    [DS]

  21. 21

    {ağız}Mankafa.

    [DS]