bilmek
kelimef.Köken
bil-mek
بلمك
Anlamlar
- 1
{eAT}{eT}Bir şeyi öğrenmiş, kavramış olmak; malumat edinmek. [Yüknekî]
[DLT][Gabain][Tekin][İKPÖy.]
- 2
{eT}Bir konuda bilgisi bulunmak; bir şeyden anlamak; farkına varmak.
[Üç İtigsizler]
- 3
Bir bilim dalında veya sanat kolunda yeterli bilgi sahibi olmak; vâkıf olmak.
- 4
Deneyerek, yaşayarak, okuyarak öğrenmiş olmak.
- 5
Olan biteni duymuş, haber almış bulunmak; haberi olmak.
- 6
Beceri ve ustalık isteyen bir işten anlıyor ve o iş elinden geliyor olmak; anlamak.
- 7
Tam olarak anlamak; tadına ve zevkine varabilmek.
- 8
{eT}Tanımak.
[EUTS]
- 9
Birini, bir şeyi veya bir olayı tanıtılan veya belirtilen biçimde kabul etmek; var saymak; farz etmek.
- 10
{eAT}Birini veya bir şeyi özelliklerinden tanıyıp çıkarmak; idrak etmek
- 11
(Kusur, kabahat vb. için) birinde görmek; öyle tahmin etmek; güçlü bir şekilde o kişi ile ilgisi bulunduğunu sanmak.
- 12
Hiç unutmadan daima dikkate alıp davranışlarını ona göre düzenlemek.
- 13
Birinin emrine boyun eğmek, dediklerine uymak.
- 14
Gereğini yerine getirmek.
- 15
Sahip olduğu iş ve sosyal konumun durumunu kavrayıp kendine çeki düzen vermek.
- 16
Birinin veya bir şeyin değerini takdir edebilmek.
- 17
Çıkarına uygun davranmak; işine öyle gelmek.
- 18
(Allah’la ilgili olarak) inanmak; emirlerine uymak.
- 19
(Dil için) kullanabilmek.
- 20
Kararlı olmak.
- 21
Sürüp gitmek.
- 22
(Birleşik fiil, yeterlilik) gücü yetmek.
- 23
(Olumsuz 1. teklik kişi) tereddüt etmek; duraksamak.
Bu sözcükle kurulan deyimler52
- (bir şeyin) elenikasını bilmek
- (birinin) huyunu suyunu bilmek
- ... fırsat bilmek
- ağzının tadını bilmek
- antikasını bilmek
- aslını astarını bilmek
- aslını bilmek
- avcunun içi gibi bilmek
- bal alacak çiçeği bilmek
- bellü bilmek
- borç bilmek
- borcunu bilmek
- borcunu harcını bilmek
- cana minnet bilmek
- canının kadrini bilmek
- cemaziyülevvelini bilmek
- dini gibi bilmek
- dostunu düşmanını bilmek
- evin yolunu bilmek
- ezbere bilmek
- fırsatı ganimet bilmek
- gerekli bilmek
- haber bilmek
- haddini bilmek
- haddini bilmek
- hâlden bilmek
- hesabını bilmek
- idaresini bilmek
- imi dimi bilmek
- iş bilmek
- işini bilmek
- iyilik bilmek
- kadrini bilmek
- kan alacak damarı bilmek
- kardeş bilmek
- kendini bilmek
- kıymetini bilmek
- kıymetini bilmek
- lafını bilmek
- lakırtısını bilmek
- ne istediğini bilmek
- nefsini bilmek
- nimet bilmek
- özünü bilmek
- şeytanın yattığı yeri bilmek
- sınırlarını bilmek
- sözünü bilmek
- su gibi bilmek
- şükrünü bilmek
- yakından bilmek
- yol iz bilmek
- yolunu bilmek