atmak

kelimef.

at-mak

  1. 1

    {eT}Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]

    [DLT][Mühennâ][Nevâyî][İKPÖy.]

  2. 2

    Üzerinden hızlı bir şekilde çıkarıp bir kenara rasgele bırakmak; çıkarmak.

  3. 3

    Bir şeyi birine hızlıca vermek.

  4. 4

    Uzağa ve istenmeyen bir yere göndermek; uzaklaştırmak.

  5. 5

    Gereksiz bularak elden çıkarmak.

  6. 6

    Kullanmaktan vazgeçmek.

  7. 7

    Terk etmek.

  8. 8

    Gönlünden, düşüncesinden uzaklaştırmak.

  9. 9

    Koymak.

  10. 10

    Yerleştirmek.

  11. 11

    İleri bir tarihe bırakmak.

  12. 12

    İp, halat, zincir gibi şeylerin bir ucunu ulaştırmak.

  13. 13

    Götürmek, taşımak.

  14. 14

    Dinamit, bomba, silah vb. ateşlemek, patlatmak.

  15. 15

    {eT}(Ok için) atmak; nişana atmak; silah atmak; nişan almak.

    [ETY][EUTS]

  16. 16

    {eT}Birini dövmek, bir şeyle vurmak; dövmek .

    [EUTS]

  17. 17

    (Hapse, zindana) koymak, kapatmak; hapsetmek.

  18. 18

    (Gönderi için) posta ile göndermek.

  19. 19

    (İmza, tarih için) yazmak.

  20. 20

    (Pamuk, yün yapağı vb. lifler için) yay ve tokmak ile kabartmak.

  21. 21

    Yok saymak.

  22. 22

    {ağız}Yüklemek.

    [DS]

  23. 23

    {ağız}(Sperma için) cinsel organından sperma fışkırmak; beli gelmek.

    [DS]

  24. 24

    {ağız}(Sinek için) yumurtlamak; kurt atmak.

    [DS]

  25. 25

    {eAT}Bir şey fırlatarak vurmak.

  26. 26

    (Söz, yalan, palavra, nutuk vb.) söylemek; ortalık yerde konuşmak; demek.

  27. 27

    (Tur için) dairevi bir dönüş yapmak.

  28. 28

    gçsz.(Yürek için) çarpmak; hafifçe titreşmek.

  29. 29

    Bir kadeh veya daha az birkaç yudum içki içmek.

  30. 30

    Sökülmek; dikiş, yapıştırma ve kaplama açılmak.

  31. 31

    {eT}Avlanmak.

    [ETY]

  32. 32

    {eT}(Şafak, tan için) sökmek.

    [EUTS]

  33. 33

    {eT}Fışkırmak; akmak; çağlamak.

    [EUTS]

  34. 34

    {eT}Titremek.

    [İKPÖy.]

  35. 35

    argo.Yalan söylemek; yalan sayılacak derecede abartmak.

  36. 36

    argo.Kesin bilgi sahibi olmadan tahmin ederek söylemek; kestirmek; abartmak.

  37. 37

    (Renk için) solmak; açılmak.

  38. 38

    Ne yapacağını abartılı biçimde anlatmak.