anaç
kelimeis.-cıKöken
eT.ana-ç (anacık)
Anlamlar
- 1
Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
- 2
Meyve verecek büyüklüğe ulaşmış ağaç.
- 3
{eT}Analaşmış; zekâsı yüzünden cemiyetin anası gibi sayılan kızcağız; küçükken büyük bir anlayış gösteren kız; anacık.
[DLT][Mühennâ]
- 4
{ağız}Çok doğuran iyi cins hayvan.
[DS]
- 5
{ağız}Çok oğul vermiş arı.
[DS]
- 6
{ağız}Evlenmemiş, yaşlanmış kız.
[DS]
- 7
Orta yaşlı, olgun kadın.
[DS]
- 8
{ağız}İyi cins, damızlık hayvan.
[DS]
- 9
{ağız}Aşı yapılan dal ya da gövde.
[DS]
- 10
{ağız}Çelik çomak oyununun büyük sopası.
[DS]
- 11
{ağız}Serbest, başına buyruk, eksik terbiyeli kız ya da kadın.
[DS]
- 12
{ağız}Su arkı; ana arık; bent. 13. Kağnı tekerleğinin ortası.
[DS]
- 13
sf.İri, kart.
- 14
Ana gibi koruyup seven.
- 15
mec. Bilgili, kurnaz, başına buyruk.
- 16
{ağız}İhtiyarlamış; kocamış.
[DS]
- 17
{ağız}Köklü; eski.
[DS]
- 18
{ağız}Çok beslenmiş; iri; dolgun.
[DS]
- 19
{ağız}Kuvvetli; sağlam.
[DS]
- 20
{ağız}Kurnaz; tecrübeli; bilgili. 22. Huy veya şekil bakımından anaya benzeyen. 23. Bakımlı, verimli toprak.
[DS]