oyun

kelimeis.

eT.ōy-mak (sıçramak, oynamak) > oy-un

  1. 1

    Eğlenmek, zevk almak amacıyla yapılan fiziksel ya da zihinsel etkinlik.

  2. 2

    psikol.Görünürde yararlı bir amaca yönelik gözükmeyen ve kişiye verdiği zevk nedeniyle büyük bir çekiciliğe sahip fiziksel ya da zihinsel etkinlik.

  3. 3

    {eT}Kurnazlık, beceri gibi niteliklerle şansın rol oynadığı, yenen ve yenilen tarafın bulunduğu, uzlaşmalı kurallara dayanan eğlence etkinliği; eğlenceli gösteri.

    [Bahşayiş][DLT][EUTS][KB]

  4. 4

    {eT}Para riskinin bulunduğu, değişik biçimlerde ve çoğu şansa dayalı girişim; kumar.

    [Bahşayiş]

  5. 5

    Şaşkınlık uyandıran, başkalarının yapamadığı becerilerin sergilendiği hüner gösterisi.

  6. 6

    Müzik eşliğinde yapılan ritmik hareketlerin bütünü; dans.

  7. 7

    Sinema ve tiyatroda sanatçının rolünü yorumlama eylemi ve biçimi.

  8. 8

    Sahnede ve radyoda temsil edilmek için yazılmış eser; temsil; piyes.

  9. 9

    Sahne ve tiyatro için yazılmış eserin televizyon, sahne veya televizyonda canlandırılması.

  10. 10

    Bedensel ve zihinsel yetenekleri geliştirmek amacını güden her türlü yarışma.

  11. 11

    Toplu olarak yapılan bir gösteri ya da yarışı düzenleyen kurallar bütünü.

  12. 12

    İskambil, tavla vb. oyunlarda her parti; el.

  13. 13

    Bir kimsenin, amacına ulaşmak için yararlandığı ve uyguladığı, ancak dürüst ve yasal olmayan girişim; hile; düzen; desise.

  14. 14

    Kaprisli bir kimsenin çılgın ve ciddiyetten uzak davranışı.

  15. 15

    spor.Güreşte rakibini alt edebilmek için yapılan türlü biçimlerdeki hareket.

  16. 16

    spor.Teniste oyunculardan birinin dört sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

  17. 17

    Çeşitli ülkelerden gelen sporcuların katıldığı pek çok spor dalındaki etkinliklerinin tümü.

  18. 18

    Oyun oynayan birinin oyun tarzı; oyunda tuttuğu yol.

  19. 19

    ed.Anlatımda güzellik sağlamak ya da bir tartışmayı kazanmak için başvurulan dolambaçlı anlatım yolu.

  20. 20

    {ağız}Ozan.

    [DS]