kesmek

kelimef.

kes-mek

  1. 1

    {eT}Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak. [Yüknekî]

    [DLT][ETY][EUTS][Gabain][KB][OKD]

  2. 2

    tıp.Hasta bir organı keserek çıkarıp almak.

  3. 3

    Keskin bir araçla kaza sonucu elini vb. yerini yarmak, sıyırmak.

  4. 4

    (Hayvan için) başını gövdesinden kesici bir araçla ayırmak.

  5. 5

    Keskin bir aletle parçalamak suretiyle cinayet işlemek.

  6. 6

    Örgü işlerinde iki ilmeği tek ilmek durumuna getirerek ilmek sayısını azaltmak veya bitirmek.

  7. 7

    Akışı, geçişi önlemek; durdurmak.

  8. 8

    (Yağmur, kar, rüzgâr vb. için) dindirmek.

  9. 9

    (Toplantı, konuşma, iş, öğrenim vb. için) durdurmak, son vermek; bitirmek; ara vermek.

  10. 10

    (Para, mal vb.) verilmesi gereken miktarda değil de bir kısmını alıkoyarak vermek.

  11. 11

    Önceden verilmekte devam eden bir şeyi vermeyi durdurmak; vermemek; bir şeyden yoksun bırakmak.

  12. 12

    (Hız vb. için) azaltmak; yavaşlatmak.

  13. 13

    Oyun kâğıtlarını karıştırdıktan sonra diğer oyuncu tarafından herhangi bir yerinden ayırarak altta kalan kısmı üste koymak.

  14. 14

    Teniste topun hızını azaltmak amacıyla yukarıdan aşağı doğru topa vurmak.

  15. 15

    (Saç, tırnak vb. için) ucundan bir kısmını kesici aletle almak.

  16. 16

    (Film, konuşma vb. için) uygun görülmeyen ve amaca ters düşen bir kısmını çıkararak vermek, yayınlamak.

  17. 17

    (Yol, çizgi vb. için) bir noktada birleşmek; biri diğerini bölmek; ayırmak.

  18. 18

    (Telefon, televizyon, radyo vb. için) görüşmeyi, akımı veya yayını durdurmak; kapatmak.

  19. 19

    Bir anahtar yardımıyla elektrik akımını durdurmak.

  20. 20

    İlişkiye son vermek; bağlantıyı kaldırmak.

  21. 21

    Ortadan kaldırmak; yok etmek.

  22. 22

    (Ağrı, acı, susuzluk vb. için) gidermek; dindirmek.

  23. 23

    (Bilet, makbuz vb. için) ilgili yerleri doldurup vermek; dip koçanından kopararak ilgiliye vermek.

  24. 24

    spor.Bir hamleyi, bir akını karşılamak; durdurmak.

  25. 25

    Rakibin hareket serbestliğini engellemek.

  26. 26

    Elbiselik kumaşı vücut ölçülerine veya belirtilen kalıba göre dikişe hazırlamak; biçmek.

  27. 27

    argo.Birinin parasını almak; para koparmak.

  28. 28

    argo.Bir kadına veya kıza ilgi duyduğunu belli etmek için açıkça bakmak.

  29. 29

    Konuşmaya son vermek; susmak.

  30. 30

    (Para için) basmak; sikke basmak.

  31. 31

    Bir aracın kesiciliği belirtilen nitelikte olmak.

  32. 32

    {eT}(Yapılmakta olan iş için) yarıda bırakmak.

  33. 33

    {eT}Tayin etmek; koymak.

    [EUTS]