yol

kelimeis.(eT. yo:l)

yōl

يول

  1. 1

    Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan hat; tarik.

  2. 2

    {eT}Karada insan veya hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer; geçecek ve yürüyecek yer; cadde.

    [Bahşayiş][DLT][ETY][EUTS][Gabain][KB][Mühennâ][Tekin][İKPÖy.]

  3. 3

    {eT}Ani yola çıkma.

    [DLT]

  4. 4

    Bir yerden başka bir yere gitmek için izlenecek güzergâh.

  5. 5

    Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi.

  6. 6

    Bir yerden başka bir yere gitmek için aşılması gereken uzaklık.

  7. 7

    İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer; oluk; kanal.

  8. 8

    {eT}Yolculuk; seyahat; sefer; gezi.

    [Bahşayiş][DLT][ETY][EUTS][KB]

  9. 9

    (Taşıtlar için) gidiş çabukluğu; hız.

  10. 10

    Ensiz ve uzun çizgi.

  11. 11

    {ağız}{eT}(Sayılardan sonra) kez, defa; kere; kat; sefer; kere.

    [DS][ETY][Gabain][Tekin]

  12. 12

    {OsT}{eAT}{eT}mecaz.Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare; bir işte uyulan, uygulanan ilke; sistem; usul; yöntem; metot; tarz; adap; erkân; meslek; kaide.

    [Üç İtigsizler]

  13. 13

    Bir sanat alanında bir ustanın ortaya koyduğu ustalık ve teknik; temel.

  14. 14

    tasvf.Tarikat liderinin ortaya koyduğu ilke ve temel.

  15. 15

    Bir sonuca, bir amaca ulaşmak için geçilen aşamalar; izlenen süreç.

  16. 16

    Birinin hayatını yönlendirmek için izlediği davranış biçimi; takındığı tutum; gidiş veya davranış biçimi.

  17. 17

    mecaz.Gaye; uğur; maksat; erek.

  18. 18

    Ahlakî yönden olumlu veya olumsuz hayat biçimi.

  19. 19

    Olması gereken durum; düzen.

  20. 20

    Doğru olduğu düşünülen davranış biçimi.

  21. 21

    anat.Organik bir sıvının salgılanmasına ve atılmasına yarayan organ, yapı ve kanalların tümüne verilen ad.

  22. 22

    Bir noktadan başka bir noktaya ulaştıran aracılar dizisi; kanal.

  23. 23

    Bir aygıtın veya takımın yer değiştirmesini kolaylaştıran her türlü donanım.

  24. 24

    Bir kumaşın üzerindeki renkli çizgilerden her biri.

  25. 25

    {ağız}Elverişli durum; imkân; olanak.

    [DS]

  26. 26

    {OsT}İzin; müsaade.

  27. 27

    {ağız}folk.Düğünde, oğlan evinin kıza ve ailesine verdiği para veya başka armağan.

    [DS]

  28. 28

    {ağız}folk.Düğünde, kız evinin oğlan yakınlarına verdiği armağan.

    [DS]

  29. 29

    {ağız}folk.Düğün sahibinin, davet ettiği kişiye gönderdiği armağan.

    [DS]

  30. 30

    {ağız}folk.Düğüne, çağrılan kimsenin götürdüğü armağan.

    [DS]