yan
kelimeis.(eT. ya:n)Köken
ya-mak (yaymak, sermek) > yā-n / yaŋ
ين
Anlamlar
- 1
{eT}Taraf.
[Bahşayiş][DLT][ETY][EUTS][Gabain][KB][Nevâyî]
- 2
{eT}Kalça kemiği; uyluk kemiğinin başı.
[DLT][EUTS][Gabain]
- 3
{eT}Kenar.
[Nevâyî]
- 4
Bir şeyin ön, arka, alt, üst ve ortası dışında kalan bölümü.
- 5
İnsan ya da hayvanlarda bedenin sağ ve sol yarı kısmı.
- 6
Vücutta sağ ve solun ortak adı; taraf; yön.
- 7
Bedenin herhangi bir bölümü.
- 8
Bir şeyin belirtilen bölümü; yer; mahal.
- 9
Bir kimseye yakın olan yer; o kimsenin yakını.
- 10
Bir kimsenin koruması, beraberi veya emri; birlikte bulunma; beraberinde olma.
- 11
{eAT}Bir kimsenin üzerindeki elbisenin cebi ya da çantası; üst; kemer; kese.
- 12
Bir şeyin ya da kişinin belli bir bakış açısı ile ele alınan, üzerinde durulan niteliği; taraf; yön.
- 13
mecaz.Bir tartışmaya, pazarlığa, çatışmaya girmiş istekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri.
- 14
as.Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri.
- 15
mat.Bir denklemde eşit (=) işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri.
- 16
Madenî para ve madalya gibi şeylerin çevre baskısı; kenar.
- 17
{ağız}Arkadaş.
[DS]
- 18
{ağız}Sedir; kerevet.
[DS]
- 19
{ağız}Sedir şiltesi; sedir kilimi veya halısı.
[DS]
- 20
{ağız}Dört tekerlekli arabanın, çıkarılabilen parmaklık veya kapakları.
[DS]
- 21
Kerpiç köy evlerinde boydan boya konulan kalın ağaç.
- 22
sf.Üstte, altta, arkada veya önde olmayan; yanda, yan tarafta yer alan.
- 23
Bir şeye bağlı olarak sonradan olan.
- 24
İkinci derece olan; tali.
- 25
anat.Bir damar ya da sinire eşlik eden, ikincil derecede rolü olan.
- 26
zf.Bir yana yönelerek.
- 27
{eT}zf.... yönünden; ...-den doğru.