basmak

kelimef.

bas-mak

باصمق بصمق

  1. 1

    Ayakların tabanı ile vücudunun ağırlığını verecek şekilde yere veya bir şey üzerine çıkmak, durmak.

  2. 2

    (Çocuklar için) yürümek üzere ayakta durabilmek.

  3. 3

    Bir şeyin üzerine kuvvet vererek itmek. Komutan zile bastı; nöbetçi anında damladı.

  4. 4

    Yeni bir yaşa daha girmek.

  5. 5

    {ağız}(Kümes hayvanları için) kuluçkaya yatmak.

    [DS]

  6. 6

    Gitmek.

  7. 7

    gçl.Bir şeyi sıkıştırarak yerleştirmek.

  8. 8

    Resim veya kitap baskısını gerçekleştirmek.

  9. 9

    Kaplamak, bürümek; örtmek.

  10. 10

    Mühür, kaşe, isim gibi ters kalıplı nesnelerle kâğıt üzerine iz çıkartmak.

  11. 11

    {eT}Baskın yapmak; bastırmak; ansızın hücum etmek; baskına uğratmak.

    [ETY][Tekin]

  12. 12

    Basınç yapmak suretiyle akışkanları bir yerden başka bir yere taşımak; aktarmak.

  13. 13

    Aşırılık ve sertlik ifade etmek üzere bazı isimlerden sonra getirilir. Kahkahayı basmak.

  14. 14

    {eAT}{eT}Üzerine çökmek; yıkmak; üstüne oturmak; altına almak.

    [DLT]

  15. 15

    {eAT}{eT}Mahvetmek; yenmek; kazanmak; alt etmek.

    [EUTS][Gabain]

  16. 16

    Yaymak.

    [EUTS]

  17. 17

    {eAT}Bastırmak; kapatmak.

  18. 18

    {eAT}Teskin etmek; yatıştırmak.

  19. 19

    {eAT}Atmak; savurmak; yağdırmak.

  20. 20

    {eAT}Kaplamak; bürümek.

  21. 21

    Koyup, yatırıp bastırmak.

  22. 22

    {ağız}Evlenmek amacıyla bir kızı baskın düzenleyerek alıp kaçırmak.

    [DS]

  23. 23

    {ağız}(Erkek için) karşı cins ile cinsel ilişkide bulunmak.

    [DS]

  24. 24

    {ağız}Oyunda yenmek.

    [DS]