işlemek

kelimef.

eT.ış-lā-mak > iş-le-mek

اشله مك

  1. 1

    Bir iş yapmak.

  2. 2

    {OsT}{eAT}{eT}Bir eseri tamamlamak; yapmak; imal etmek.

    [DLT][EUTS][Gabain][KB][Üç İtigsizler][İKPÖy.]

  3. 3

    {eAT}{eT}Görmek.

    [KB]

  4. 4

    Bir şeye emek vererek onu daha iyi ve kullanışlı hâle getirmek; çalışmak.

  5. 5

    Bir düşünceyi birine benimsetmeye çalışmak; düşüncelerini etki yoluyla benimsetmek; etkilemek; empoze etmek.

  6. 6

    İnce ve süslü eserler meydana getirmek; nakışlamak.

  7. 7

    (Petrol için) damıtmak; ikincil ürünlerine ayırmak; ayrıştırmak.

  8. 8

    (Toprak için) ekilebilir, verim alınabilir hâle getirmek; sürmek; çapalamak.

  9. 9

    ed.Bir edebî eserde, bir kavramı ya da toplumsal bir olguyu konu edinmek; üzerine düşünceler geliştirmek; irdelemek.

  10. 10

    {OsT}{eAT}{eT}gçsz.Çalışmak; ifa etmek.

    [DLT][EUTS][Gabain][KB][Üç İtigsizler][İKPÖy.]

  11. 11

    Çalışıyor, işe yarar durumda olmak.

  12. 12

    Durağan durumdan işler hâle geçmek; boş durmamak, bir işle meşgul olmak.

  13. 13

    (İş yeri için) verimli ve iyi çalışıyor olmak; müşterisi bol olmak.

  14. 14

    Kendisinden beklenen görevi yerine getirmek; işlevini yapmak.

  15. 15

    İçine girmek; nüfuz etmek.

  16. 16

    (Yara için) kapanmamak, iyileşmemek.

  17. 17

    (Yol, cadde vb. için) hareketli, canlı, işler hâlde olmak.

  18. 18

    (Taşıt için) bir yol üzerinde sefer yapmak; çalışmak; hareket hâlinde olmak; hareket etmek; gidip gelmek.

  19. 19

    (Kira, ücret, faiz vb. için) devam ediyor olmak; kararlaştırıldığı şekilde sürmek.

  20. 20

    argo.Şaka ile kandırılmak; birinin söylediği yalanlara aldanmak.