kurmak

kelimef.

kur-mak

  1. 1

    {eT}(Yay vb. için) germek. [Yüknekî]

    [DLT][EUTS][Gabain][KB]

  2. 2

    {eT}(Yaylı ve zemberekli aletler için) hareket ettirici düzeneğini, zembereğini gerdirmek; işler duruma getirmek.

  3. 3

    {eAT}{eT}Dik durmasını sağlamak; dikmek; germek.

    [DK]

  4. 4

    Bir bütün oluşturan ögeleri bir araya getirerek o şeyi kullanılabilir hâle getirmek; monte etmek.

  5. 5

    {eAT}Yapmak.

  6. 6

    {eT}Toplamak.

    [DLT]

  7. 7

    {eAT}{eT}mecaz.(Tertip, hile, düzen, tuzak, komplo vb. için) gizlice düzenlemek; tertiplemek; tasarlamak; hazırlamak.

  8. 8

    {OsT}(Hayal için) kafasında canlandırmak; soyut bir varlık olarak canlandırmak; tasavvur etmek; hayal etmek; düşünmek; tasarlamak.

  9. 9

    (Sofra vb. için) hazırlamak; hazır duruma getirmek; düzenlemek; yerleştirmek.

  10. 10

    Bir şeyi yapmak; inşa etmek.

  11. 11

    (Devlet, kurum, işletme vb. için) oluşturmak; meydana getirmek; işler duruma getirmek; tesis etmek.

  12. 12

    Bir şeyi bir yere yerleştirmek; koymak.

  13. 13

    (Turşu, salamura vb. için) gerekli şartları hazırlayıp oluşmaya bırakmak.

  14. 14

    (Grup, parti, dernek vb. için) meydana getirmek; oluşturmak.

  15. 15

    (İlişki, dostluk, samimiyet vb. için) sağlamak; oluşturmak.

  16. 16

    (Silah için) atışa hazır duruma getirmek.

  17. 17

    mecaz.Bir şeyi belirgin bir konu veya ilke üzerine oluşturmak; o şeye dayandırmak.

  18. 18

    (Cümle için) belli kurallara göre meydana getirmek; bir düşünce veya duyguyu anlatabilecek hâle getirmek.

  19. 19

    Psikolojik olarak kendisine zarar verecek biçimde zihninde büyütmek, abartmak.

  20. 20

    mecaz.Birine telkinlerde bulunarak kışkırtmak; doldurmak; yalan yanlış şeylerle birine veya bir şeye karşı öfkelendirmek.

  21. 21

    Bazı şeyleri yapmayı tasarlamak; planlamak; düşünmek.

  22. 22

    (Ev, aile, yuva vb. için) evlenmek; aile olmak; çoluk çocuk sahibi olmak.

  23. 23

    mecaz.Ummak.

  24. 24

    {eT}Himaye etmek.

    [DLT]

  25. 25

    Ortak olmak; ortak olunmasını sağlamak.

  26. 26

    Birlikte çalışılacak kişileri belirlemek; küme olmak.

  27. 27

    Bir araya getirmek; toplamak.

  28. 28

    Aklına koymak.

  29. 29

    {ağız}(Balık oltası için) atmak, salmak.

    [DS]