açılmak

kelimef.

aç-ıl-mak

آچلمق

  1. 1

    {eAT}{eT}(Kapalı, katlı, örtülü, sarılı ve dolaşık durumda bulunan bir nesne için) açık duruma getirilmek; kapalı olma hâli kaldırılmak; açılmış olmak. .

    [DLT][EUTS][Mühennâ]

  2. 2

    {eAT}Fetholunmak.

  3. 3

    (Yapışık nesneler için) birbirinden ayrılmak. «Fermuarı açılmış.»

  4. 4

    Faaliyete geçirilmek. «Fabrika yeni açıldı.»

  5. 5

    (Kadro için) boşalmak.

  6. 6

    Soyulmak. «Şirketin kasası açılmış.»

  7. 7

    f.dönşl.Açık ve berrak hâle gelmek. «Hava açıldı.»

  8. 8

    (Sis, duman, efkâr vb. için) dağılmak veya yoğunluğunu kaybetmek. «Sis açıldı.»

  9. 9

    {eAT}Zahir olmak; aşikâr olmak.

  10. 10

    Genişlemek. «Ayakkabılarım açıldı.»

  11. 11

    Uzaklaşmak, deniz yolculuğuna başlamak.

  12. 12

    Dağılmak, yol vermek. «Açılın, padişah geliyor!» 13. Bağlantısı olmak. «Kapımız doğrudan ana caddeye açılıyor.»

  13. 13

    Rengi solmak. «Halının rengi açılmış.»

  14. 14

    Hastalığın verdiği sıkıntıyı atlatmak. «Komşunun getirdiği ıhlamur çayını içince biraz açıldı.»

  15. 15

    Sırrını açığa vurmak, derdini dökmek. «Annesine açılmayı bir türlü akıl edemedi.»

  16. 16

    Sıkılganlıktan, utangaçlıktan kurtulmak, serbestleşmek. «Geleli bir hafta olmadı ama bizim çırak maşallah iyi açıldı.»

  17. 17

    Tutukluluğu gitmek, alışmak. «Otomobili yeni aldı, daha motoru bile açılmadı.»

  18. 18

    Konunun dışına çıkmak.

  19. 19

    Belirlenen istikametten uzaklaşmak. «Avcılar sağa doğru açıldılar.»

  20. 20

    {eAT}Fazla borçlanmak. «Tatilde çok açıldık.» 22. Yönelmek. «Tanzimat’la birlikte batıya açıldık.» 23. Ortadan kaybolmak; görünmez olmak. 24. Yarılmak. 25. Çözülmek.