1. tutmakkelimef.Tutmak; elinde bulundurmak; eliyle kavramak; kavrayarak eline almak; almak.
  2. çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
  3. çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
  4. düşmekkelimef.eT.(Nesneler için) kendi ağırlığının etkisi ile yukarıdan aşağı doğru hızla inmek.
  5. vurmakkelimef.eT.Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere, birine, bir şeye hızla indirmek.
  6. yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
  7. tutulmakkelimef.Hakkında tutmak eylemi gerçekleştirilmek; tutulmak; alıkonulmak.
  8. kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
  9. bırakmakkelimef.Alt.Elde tutulan veya taşınan şeyi tutmaz olmak.
  10. toplamakkelimef.Buruşturarak top gibi yapmak.
  11. yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
  12. yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
  13. oynamakkelimef.(Bir şeyi) eğlenmek, hoşça vakit geçirmek amacıyla o şeyi kendine oyuncak veya oyun aracı edinmek. Top oynayalım mı?
  14. yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
  15. görmekkelimef.eT.Göz aracılığı ve ışık yardımıyla nesneleri algılamak.
  16. okumakkelimef.eT.Bir dile ait yazı işaretlerini tanımak, bunlarla yazılmış metinlerin taşıdığı bildiriyi kavramak, çözmek; bu işaretlerin taşıdığı sesleri çıkarmak ya…
  17. kapanmakkelimef.(Açık bir şey için) kapalı duruma gelmek; örtünmek.
  18. bastırmakkelimef.Bir şeyi, bir şeye basmak işini yaptırmak; basırmak; basmak; basurmak. Parmaklarını kanayan yarasına bastırıyordu.
  19. girmekkelimef.eT.Dış sayılan yerden veya ortamdan içeri geçmek; sınır veya kapı gibi belirlenmiş yerlerden iç kısma doğru ilerlemek; duhul etmek.
  20. yürümekkelimef.Adım atarak ilerlemek; yol almak; ileri gitmek; gezmek; dolaşmak.
  21. düzmekkelimef.eT.Düzeltmek; gereksiz ve çirkin yerlerini atmak.
  22. açılmakkelimef.(Kapalı, katlı, örtülü, sarılı ve dolaşık durumda bulunan bir nesne için) açık duruma getirilmek; kapalı olma hâli kaldırılmak; açılmış olmak. .
  23. atlamakkelimef.Bir yükseklikten ayakları yerden kesilmiş olarak sıçrayıp geçmek; ; çıvmak; hoplamak; kalgımak; sekmek; sıçramak. Duvardan atlamak.
  24. çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
  25. ilmekkelimef.Bağlı, asılı, ilişkili olmak; bağlanmak; iliştirilmek.
  26. konuşmakkelimef.Bir dilde bulunan kelimeleri söylemek, bu kelimelerle düşüncelerini ifade etmek; meramını sözle anlatmak.
  27. sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
  28. kırılmakkelimef.Kırmak eylemine uğramak.
  29. salmalıkkelimeis.Otlak; çayır; mera.
  30. çakmakkelimef.Vurmak.
  31. oynatmakkelimef.Oynamasını sağlamak.
  32. savmakkelimef.Püskürtmek; bertaraf etmek.
  33. takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
  34. aldırmakkelimef.Birisine almak işini yaptırmak.
  35. sıyırmakkelimef.Hızlı sürtünmek suretiyle bir şeyin üzerinden küçük bir parça koparmak.
  36. yumulmakkelimef.Yummak eylemi yapılmak.
  37. ağızlamakkelimef.Birine bir konuda talimat vermek, öğütte bulunmak.
  38. atılmakkelimef.Birisi tarafından fırlatılmak; atılmak işine konu olmak.
  39. kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
  40. süzülmekkelimef.Süzmek eylemi yapılmak; üzerinde süzmek eylemi gerçekleştirilmek; süzmek eylemine konu olmak.
  41. toplanmakkelimef.Tek tek alınarak bir araya getirilmek; biriktirilmek; birleştirilmek.
  42. tutturmakkelimef.Tutmasını sağlamak.
  43. yayılmakkelimef.eT.Yaymak eylemi gerçekleştirilmek; dağıtılmak.
  44. ilişmekkelimef.eT.Birbirine takılmak; yapışmak; tutuşmak.
  45. kösmekkelimef.eT.Uzamak.
  46. savılmakkelimef.Savmak eylemi yapılmak.
  47. takılmakkelimef.Dizilmek.
  48. tepmekkelimef.Dövmek; vurmak:
  49. bükmekkelimef.eT.Bir şeyi eğmek; kıvırmak.
  50. anlamakkelimef.eT.Akıl ve zekâ yardımı ile bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret edildiğini kavramak; bilmek; algılamak; derk etmek.