takmak

kelimef.

tak-mak

  1. 1

    {eT}Eklemek; ilave etmek.

    [EUTS][İKPÖy.]

  2. 2

    {eT}İliştirmek; bağlamak; dizmek.

    [DLT][ETY]

  3. 3

    Bir şeyi başka bir şeye çengel, iğne, kanca vb. ile uygun bir şekilde tutturmak; iliştirmek.

  4. 4

    Yerine yerleştirmek.

  5. 5

    (Gözlük. başlık, kravat, kılıç, tüfek vb. için) üzerine geçirmek; takınmak; kuşanmak; asınmak.

  6. 6

    (Altın, yüzük, bilezik vb. takılar için) birine hediye etmek; takı olarak vermek.

  7. 7

    (Ad, lakap vb. için) bir kimsenin belli bir niteliğinden dolayı ona başka bir ad koymak.

  8. 8

    argo.Birine borçlanmak; borç bırakmak; borcunu ödememek.

  9. 9

    argo.(Akıl, kafa, gönül vb. için) bir şeyi saplantı haline getirmek; sürekli onu düşünmek; hep onunla ilgilenmek.

  10. 10

    (Peş, art, arka kelimeleri ile birlikte) beraberine almak; yanında götürmek.

  11. 11

    Birinin arkasından onu izlemesi için başka birini göndermek; izlettirmek; takip ettirmek.

  12. 12

    Beraber göndermek; yanına katmak.

  13. 13

    argo.(Ders, sınıf için) geçememek; tekrarlama ya da yeniden sınava girme durumunda kalmak; takıntılı kalmak; başaramamak.

  14. 14

    argo.(Bir kişi için, olumsuz olarak) değer vermemek; önem vermemek.

  15. 15

    argo.(Yarış vb. rakip için) geride bırakmak; geçmek.

  16. 16

    mecaz.f.gçsz.(Kişi için) onun durumunu bozmak için sürekli onunla uğraşmak; açığını yakalamaya çalışmak; musallat olmak.