görmek

kelimef.

eT.kör-mek > gör-mek

  1. 1

    Göz aracılığı ve ışık yardımıyla nesneleri algılamak.

  2. 2

    Anlamak; kavramak; sezmek.

  3. 3

    Yanına varıp konuşmak; ziyaret etmek.

  4. 4

    Bir şey hakkında yargıya varmak; değerlendirme yapmak.

  5. 5

    Belirli bir zaman içinde bir olaya tanık olmak; izlemek.

  6. 6

    Yapmak; etmek.

  7. 7

    Kendisine karşı bir edimde bulunulmak; bir davranışla karşılaşmak; maruz kalmak.

  8. 8

    Öğrenmek; haber almak.

  9. 9

    Bir şeye sahip olmak; elde etmek; yetişmek; erişmek.

  10. 10

    (Hekim için) hastasını muayene etmek; incelemek.

  11. 11

    Çok değer vermek.

  12. 12

    Bir işleme uğramak.

  13. 13

    (Yer, bina vb. için) yüzü bir yöne doğru olmak; bakmak.

  14. 14

    Karşılaşmak; rastlamak.

  15. 15

    Gözler dışında başka organlar yardımıyla algılamak.

  16. 16

    Sahne olmak; yaşamak; geçirmek; içinde bulunmak.

  17. 17

    (Olumsuz biçimde) hiç yapılmamak.

  18. 18

    Herhangi bir şey gibi değerlendirmek; saymak.

  19. 19

    Gezmek.

  20. 20

    argo.(Para vb.) vermek; gözetmek.

  21. 21

    spor.Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak.

  22. 22

    f.gçsz.Gözle algılama yetisine sahip olmak.

  23. 23

    yard. f.Kalıplaşmış sözler oluşturur. “Tedavi görmek.”