vurmak

kelimef.

eT.ūr-mak > vur-mak

ورمق

  1. 1

    Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere, birine, bir şeye hızla indirmek.

  2. 2

    Geldiğini, veya buna benzer bir durumu belli etmek için ses çıkarmak amacıyla bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca değdirmek.

  3. 3

    (Yer için) kişi oranın yolunu tutmak; oraya yönelmek.

  4. 4

    (Ağrı, sızı vb.) yansıyarak duyulmak; etkisi bir yere kadar uzanmak; sokulmak; girmek; duyulmak; yansımak; aksetmek.

  5. 5

    (Piyango vb. için) isabet etmek; çıkmak.

  6. 6

    (Yer için) oraya çıkmak; orada görünmek; orada belirmek.

  7. 7

    (Gölge, yansıma vb. için) üzerinde görünmek; düşmek.

  8. 8

    (Top vb. için) ayağı, eli ya da bedenin bir bölümü ile hızla harekete geçmesini sağlamak; bir organını hızla üzerine indirmek.

  9. 9

    (Kalp için) çarpmak; vuru durumunda olmak; atmak.

  10. 10

    (Hava içinde bulunan koku, duman, gaz vb. için) kişiye dokunmak; onu hasta etmek.

  11. 11

    (Kayık vb. için) karaya oturmak.

  12. 12

    (Hayvan için) tepmek; süsmek; toslamak.

  13. 13

    (Su, nem vb. için) görünmek; çıkmak.

  14. 14

    {ağız}(Arktaki su için) sızarak başka yerden çıkmak.

    [DS]

  15. 15

    (Tuş vb. için) uygulamak; basmak; koymak.

  16. 16

    {ağız}(Yokuş vb. için) sapmak; yönelmek.

    [DS]

  17. 17

    f.gçl.(Bir kimseyi, hayvanı vb.ni) silahla yaralamak, öldürmek.

  18. 18

    {ağız}(Hedef vb. için) attığı şeyi hedefe rast getirmek; denk getirmek.

    [DS]

  19. 19

    (Kişi için) büyük bir kötülük yapmak; darbe indirmek; yaralamak. yüreğinden vurmak.

  20. 20

    {ağız}(Yük için) hayvana ya da bir taşıta yüklemek.

    [DS]

  21. 21

    as.Bir yeri, bir şehri, bir gemiyi kurşun ya da füze atışına tutmak.

  22. 22

    mat.(Bir sayı için) belirtilen öbür sayı ile çarpma işlemini yapmak.

  23. 23

    (Boya vb. için) sürmek.

  24. 24

    (Kapı kolu, dayak, çengel vb. için) desteklemek; dayamak.

  25. 25

    Olduğundan başka bir biçime çevirmek veya olduğundan başka biçimde görünmek; durumuna başka bir görünüm kazandırmak. deliliğe vurmak.

  26. 26

    (Hesap için) hesaplamak; hesaba katmak; değerlendirmek.

  27. 27

    Batıcı veya kesici cisimleri saplamak; batırmak; kakmak.

  28. 28

    mecaz.Çok etki etmek, yaralamak.

  29. 29

    Hızla değmek; çarpmak; böylece ses çıkartmak.

  30. 30

    (Çalgılar için) ses çıkarmak; ses vermek; çalmak.

  31. 31

    argo (Para, parti, voli vb. için) herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak; soymak.

  32. 32

    argo İçki içmek.

  33. 33

    Hızla çarpmak.

  34. 34

    (Soğuk, dolu gibi şeyler için) meyve, sebze vb. bitkilere zarar vermek.

  35. 35

    {eAT}Sırtına, omzuna yerleştirmek veya bir şeyi başka bir şey üzerine koymak; koymak; yerleştirmek; yapıştırmak.

  36. 36

    {ağız}(Tencere, çaydanlık vb. için) ocağa koymak; ateşe koymak.

    [DS]

  37. 37

    Yere yatırmak; batırmak.

  38. 38

    (Kapı, pencere vb. için) hızla kapatmak.

  39. 39

    Dayamak; takmak; destek koymak.

  40. 40

    (Damga, mühür vb. için) basmak; koymak.

  41. 41

    (Saat için) belli bir saati göstermek ya da gonk ile belirtmek.

  42. 42

    Tavla oyununda pulu kırmak.

  43. 43

    (Bedenini veya bir organını) isteyerek ya da istemeden bir yere, bir şeye veya kimseye şiddetle çarpmak, değdirmek.

  44. 44

    (Yama, eyer, kelepçe vb. için) bağlamak; takmak; koymak.