düşmek
kelimef.Köken
eT.tüş-mek (inmek; oturmak) > düş-mek
دشمك
Anlamlar
- 1
(Nesneler için) kendi ağırlığının etkisi ile yukarıdan aşağı doğru hızla inmek.
- 2
(Ayakta bulunan kişi için) dengesini kaybederek yere yıkılmak.
- 3
Durduğu yerden ayrılarak, koparak dökülmek; dağılmak; saçılmak.
- 4
Sokağa veya herhangi bir yere, meydana çıkmak.
- 5
Maddî bakımdan varlığını kaybederek sıkıntılı bir duruma girmek; çok yoksul veya güçsüz duruma gelmek.
- 6
Bir şeyin etkisinde kalmak; kapılmak; uğramak.
- 7
mecaz.Bir şeye karşı aşırı ilgi duymak; çok ilgilenmek; aşırı sevgi gösterisinde bulunmak.
- 8
argo.Ansızın ve tesadüfen gelmek; çıkagelmek; damlamak; avlanmak.
- 9
(Siyasî kişi veya partiler için) iş başından veya görevden uzaklaştırılmak veya çekilmek zorunda kalmak.
- 10
(Çocuk için) vakitsiz ve ölü doğmak.
- 11
(Yağmur ve kar için) yağmak.
- 12
mecaz.Birdenbire iyi bir durumdan kötü bir duruma geçmek.
- 13
mecaz.Beklenmedik ve kötü bir durumla karşılaşmak; istenmeyen ve hoş karşılanmayan bir ortama girmek zorunda kalmak.
- 14
(Savunulan kale, şehir veya yer için) düşman eline geçmek.
- 15
{OsT}{eAT}Uygun gelmek; yakışmak.
- 16
mecaz.Belirli bir zamana rastlamak; öyle denk gelmek.
- 17
(Hisse, pay için) ayrılmak; üleştirilenlerden bir bölümünü almaya hak kazanmak.
- 18
Hızı, değeri etkisi veya gücü azalmak; önceki durumdan veya normalden aşağı seviyeye inmek.
- 19
Yansımak; vurmak; değmek; aksetmek.
- 20
{OsT}{eAT}Konmak; inmek; varmak; nüzul etmek.
- 21
(Hava taşıtları için) kaza ve başka sebeplerle yere kontrolsuz bir şekilde inmek; çakılmak.
- 22
(Yazı vb. için) bir kısım yer eksik olmak; atlanmak.
- 23
mecaz.Kendisini bir şeye veya birine bırakmak; tutkunu olmak; müptelâ olmak.
- 24
Görevi ve sorumluluğu içinde bulunmak; görev dağılımında onun payına ayrılmış olmak.
- 25
(Yer veya bina için) bir yerde, veya yanda bulunmak; yönde bulunmak.
- 26
Biri ile birlikte bulunmak durumunda kalmak; şans eseri ona rastlamak.
- 27
(Teklif veya önergeler için) onaylanmamak; kabul edilmemek; onay görmemek.
- 28
Fırsat çıkmak; uygun ve elverişli bir durum veya ortam olarak belirmek.
- 29
Beraber yürümek; yardım etmek; yol göstermek.
- 30
{OsT}{eAT}Sığınmak; yardım talep etmek; yalvarmak; af dilemek; başvurmak; intisap etmek.
- 31
Zamanı içinde ele alınamadığı için zaman aşımına uğramak; değerini ve önemini yitirmek; eskimek; kadük olmak.
- 32
{eAT}Uğramak. 33. İsabet etmek.
- 33
{eAT}Olmak; vukua gelmek; olabilmek.
- 34
{OsT}{eAT}Yakışmak.
- 35
{eAT}Payına, hissesine verilmek.
- 36
{eAT}Yakalanmak; ele geçmek
- 37
{eAT}Kendini bırakmak; yere atmak.
- 38
{eAT}Atılmak.
- 39
{eAT}Yenilmek; mağlûp olmak.
- 40
{eAT}(Hastalık vb. için) bulaşmak; sirayet etmek; müstevli olmak.
- 41
{OsT}{eAT}Üzerine yürümek; hücum etmek.
- 42
{OsT}(Şehit için) ölmek; savaşta ölmek.
- 43
{eAT}Atlamak; girmek.
- 44
{eAT}Yıkılmak.
- 45
{OsT}{eAT}Âciz ve çaresiz kalmak; sefil olmak.
- 46
{ağız}Dadanmak.
[DS]
- 47
f.gçl.Çıkarma işlemi yapmak; eksiltmek.
- 48
{ağız}(yard. f.) İvedilik bildiren yardımcı fiil.
[DS]
Bu sözcükle kurulan deyimler300
- (..ne) bok yemek düşmek
- (bir erkekle bir kadına) nikâh düşmek
- (bir şey) ağzına düşmek
- (bir şeyin) sevdasına düşmek
- (birine) işi düşmek
- (birine) söz düşmek
- (birinin) pençesine düşmek
- (ikinci, üçüncü...) plana düşmek
- (söz, iş) ayağa düşmek
- ... hevesine düşmek
- āba düşmek
- açık düşmek
- açmaza düşmek
- adamına düşmek
- agır düşmek
- ağızdan ağza düşmek
- agızlara düşmek
- ağza düşmek
- ak düşmek
- aklına düşmek
- ala düşmek
- ala düşmek
- alaca düşmek
- aldaya düşmek
- amana düşmek
- ana karnına düşmek
- ana rahmine düşmek
- ardına düşmek
- arif düşmek
- arkasına düşmek
- arzuya düşmek
- aşaga düşmek
- aşağı düşmek
- aşka düşmek
- at boynuna düşmek
- ateş düşmek
- ateşi düşmek
- avka düşmek
- ayaga düşmek
- ayağa düşmek
- ayağı düşmek
- ayagına düşmek
- ayağına düşmek
- ayakdan düşmek
- ayaklarına düşmek
- ayaktan düşmek
- ayardan düşmek
- ayıp düşmek
- aykırı düşmek
- ayrı düşmek
- azaba düşmek
- ba'îd düşmek
- baş aşağı düşmek
- baş derdine düşmek
- başa dert düşmek
- basa düşmek
- başa düşmek
- basak düşmek
- basak düşmek
- başı dara düşmek
- başı yastığa düşmek
- başının derdine düşmek
- baygın düşmek
- ben düşmek
- benek düşmek
- be~ düşmek
- bıcaga düşmek
- bıçağa düşmek
- birbirine düşmek
- bitap düşmek
- bitkin düşmek
- boğaz düşmek
- boksu düşmek
- bön düşmek
- boş düşmek
- bozguna düşmek
- bunalıma düşmek
- burundan düşmek
- buz düşmek
- büzülü düşmek
- can başa düşmek
- can derdine düşmek
- can kaygısına düşmek
- canına od düşmek
- canının derdine düşmek
- cansız düşmek
- çav düşmek
- çekemeze düşmek
- çekişten düşmek
- çembere düşmek
- çığ düşmek
- cini düşmek
- çivisine düşmek
- cobul düşmek
- çokarak düşmek
- combultuya düşmek
- cüda düşmek
- dağlara düşmek
- dah düşmek
- dahîl düşmek
- dalalete düşmek
- dalgaya düşmek
- damdan düşmek
- dara düşmek
- deh düşmek
- dehe düşmek
- dek düşmek
- dek düşmek
- deke düşmek
- derde düşmek
- derdine düşmek
- dermansız düşmek
- devleti düşmek
- devletten düşmek
- dile düşmek
- diliceği düşmek
- diline düğüm düşmek
- dillere düşmek
- dingilek düşmek
- dizin düşmek
- dizine düşmek
- don düşmek
- dört ayak üstüne düşmek
- döşeğe düşmek
- dubaraya düşmek
- dünür düşmek
- el ayağa düşmek
- el kapısına düşmek
- elden ağza düşmek
- elden ayaktan düşmek (kesilmek)
- elden düşmek
- ele ayağa düşmek
- ele düşmek
- ele düşmek
- eline ayağına düşmek
- eline düşmek
- erine düşmek
- esir düşmek
- etten tenden düşmek
- fakir düşmek
- fāriğ düşmek
- fikre düşmek
- fira düşmek
- fire düşmek
- fırsat düşmek
- formdan düşmek
- gaba düşmek
- ge~ düşmek
- göbeği düşmek
- gölge düşmek
- görpeden düşmek
- gözden düşmek
- güçsüz düşmek
- gurbete düşmek
- güzel düşmek
- güzel düşmek
- hâlden düşmek
- halkın ağzına düşmek
- hataya düşmek
- hayrete düşmek
- hayretlere düşmek
- hesaptan düşmek
- içine ateş düşmek
- içine kurt düşmek
- ihtilafa düşmek
- ikbalden düşmek
- iktidardan düşmek
- ıngıraz düşmek
- ırah düşmek
- ırak düşmek
- iş ayağa düşmek
- iş başa düşmek
- iş düşmek
- iş medreseye düşmek
- iş sol düşmek
- işportaya düşmek
- itibardan düşmek
- izine düşmek
- jeton düşmek
- jeton geç düşmek
- kaba düşmek
- kaldırıma düşmek
- kana düşmek
- kapana düşmek
- kapıdan atsalar bacadan düşmek
- kapısına düşmek
- kara borsaya düşmek
- kara sevdaya düşmek
- karakola düşmek
- karaya düşmek
- karşı düşmek
- kaydına düşmek
- kaygısına düşmek
- kayıttan düşmek
- kaz gibi uçup tavuk gibi yere düşmek
- kazdığı kuyuya kendisi düşmek
- kedek düşmek
- kedi gibi dört ayak üstüne düşmek
- kendi derdine düşmek
- kes düşmek
- kes düşmek
- kift düşmek
- kır düşmek
- kırağı düşmek
- kırçıl düşmek
- kıtırdan düşmek
- kıyıya düşmek
- kıymetten düşmek
- kızılcıktan düşmek
- kolpoya düşmek
- kötü yola düşmek
- kredisi düşmek
- kucağına düşmek
- küçük düşmek
- kullanımdan düşmek
- küp düşmek
- kurduğu tuzağa kendisi düşmek
- kuşkuya düşmek
- kuvvetten düşmek
- ligden düşmek
- mahcup düşmek
- mahkemeye düşmek
- maktul düşmek
- mandepsiye düşmek
- maskesi düşmek
- medreseye düşmek
- meraka düşmek
- meydana düşmek
- mırığı düşmek
- münasip düşmek
- muvafık düşmek
- nazardan düşmek
- nişan düşmek
- not düşmek
- ocağına düşmek
- öğe düşmek
- öğüne düşmek
- oha düşmek
- olmuş armut gibi eline düşmek
- oltaya düşmek
- öne düşmek
- ortaya düşmek
- oturak düşmek
- oynağa düşmek
- paya düşmek
- peresesine düşmek
- peşine düşmek
- pişmiş armut gibi (birinin) eline düşmek
- piyasaya düşmek
- pusuya düşmek
- saç sakala kır düşmek
- saçına ak düşmek
- şanına düşmek
- şapat düşmek
- şaşkın düşmek
- sayrı düşmek
- seçip seçip seçmeliğe düşmek
- şehit düşmek
- şerh düşmek
- sığa düşmek
- sıkıntıya düşmek
- sırası düşmek
- soğuk düşmek
- sokağa düşmek
- sokaklara düşmek
- sola düşmek
- sorumluluk düşmek
- sotaya düşmek
- soyuhluh düşmek
- söz ayağa düşmek
- söz ayağa düşmek
- süğsünü düşmek
- suluk düşmek
- süngüsü düşmek
- şüpheye düşmek
- suya düşmek
- takatsiz düşmek
- tam adamına düşmek
- tapıradak düşmek
- tarlığa düşmek
- tasına düşmek
- tava düşmek
- teh düşmek
- tek düşmek
- telaşa düşmek
- tenakuza düşmek
- ter düşmek
- ters düşmek
- tezada düşmek
- tin düşmek
- tızan düşmek
- toprağa düşmek
- tungra düşmek (yatmak)
- tuzağa düşmek
- udlu düşmek
- uğruna düşmek
- ümide düşmek
- ümidi suya düşmek
- umsalığı düşmek
- umuda düşmek