oynatmak

kelimef.

oynā-mak > oyna-t-mak

  1. 1

    {eAT}{eT}Oynamasını sağlamak.

    [DK][DLT]

  2. 2

    Bir şeyle oynamak suretiyle eğlendirmek; avutmak.

  3. 3

    Oynamasına izin vermek.

  4. 4

    Müzikle uyumlu hareketler yaptırmak; dans ettirmek.

  5. 5

    mecaz.Verdiği sözde durmayarak veya yeni düzenler kurarak aldatmak; kandırmak.

  6. 6

    {eAT}Bir şeyi yerinden hareket ettirmek; kımıldatmak; sallamak.

    [DK]

  7. 7

    (Kukla, Karagöz vb.) iplerle ya da çubuklarla hareket ettirmek; canlandırmak; gösteri yapmak.

  8. 8

    {eAT}(Atı) şaha kaldırmak.

    [DK]

  9. 9

    {eAT}Hüner göstermek; maharet göstermek.

    [DK]

  10. 10

    (Ayı vb. hayvan için) eğiterek istenilen hareketleri yaptırmak.

  11. 11

    (Sahne eseri veya film senaryosu için) birinin canlandırmasına, sahneye koymasına, filmde canlandırmasına izin vermek veya bu işi bizzat yaptırmak.

  12. 12

    Araç gereç kullanmak.

  13. 13

    mecaz.(Yürek için) korkutmak; heyecanlandırmak.

  14. 14

    (Satranç, dama, tavla gibi oyunlarda) bir taşın yerini değiştirmek amacıyla başka bir yere koymak.

  15. 15

    mecaz.f.gçsz.Delirmek; aklını kaçırmak; çıldırmak.

  16. 16

    {ağız}Sara hastalığına tutulmak.

    [DS]