aldırmak

kelimef.

al-dır-mak

آلدرمق

  1. 1

    Birisine almak işini yaptırmak.

  2. 2

    Birini veya bir şeyi bir yerden başka bir yere getirtmek.

  3. 3

    Vücuttaki herhangi bir yaralı veya hastalıklı organı veya kısmı cerrahî müdahale ile çıkartmak.

  4. 4

    Bir tanıdığını veya yakınını yanına getirtmek.

  5. 5

    Nüfuz ve yetkisini kullanarak birini bir işe veya yere kabul ettirmek.

  6. 6

    Sevdiği veya önem verdiği birini başkasına kaptırmak; elindekini başka birisine kaptırmak.

  7. 7

    (Bir nesne için) bir kap veya yere sığdırmak.

  8. 8

    Önem vermek; değer vermek; ilgilenmek; üstünde durmak. “Adam aldırma, geç git diyemem, aldırırım.” M. Âkif.

  9. 9

    (Gönül için) âşık olmak; tutulmak.

  10. 10

    (Meyil için) gönlünü kaptırmak; âşık olmak.

  11. 11

    (Nefes için) rahat bırakmak; dinlendirmek.

  12. 12

    Avcı kuşa, av yakalatmak.

  13. 13

    (Çocuk için) kürtaj yaptırmak.

  14. 14

    f.gçsz.Şarkı söylemeye başlamak.

  15. 15

    {ağız}Kendi kendine şarkı, türkü söylemek; bir türkü tutturmak.

    [DS]