tutturmak

kelimef.

tut-tur-mak

  1. 1

    {eT}Tutmasını sağlamak.

    [DLT]

  2. 2

    Bir şeyi bir şey ile bir yere iliştirmek.

  3. 3

    Birden çok ögeyi bir araya getirmek ve birbirine bağlamak.

  4. 4

    Bir kimseyi veya nesneyi hedef almalarını sağlamak. taşa tutturmak.

  5. 5

    (Atış için) isabet ettirmek; denk getirmek; değdirmek.

  6. 6

    (Tahmin için) denk getirmek.

  7. 7

    (Kazanmak için) gerekli olan sayıda puanı ya da rakamı elde etmek; puana ulaşmak.

  8. 8

    {eT}Yakalatmak; avlatmak.

    [DLT]

  9. 9

    Birinin biri tarafından görevlendirilmesini sağlamak; kiralatmak.

  10. 10

    Yapmaya devam etmek; sürdürmek. Bir deniz muhabbetidir tutturmuşlar...

  11. 11

    (Köpek için) birini ısırtmak veya yakalatmak.

  12. 12

    {ağız}Yazmacılıkta, boyayı beze çıkmayacak biçimde emdirmek.

    [DS]

  13. 13

    {ağız}Sezdirmek.

    [DS]

  14. 14

    {ağız}f.gçsz.Herhangi bir konuda diretmek; aklına koyduğu şeyi ısrarla istemek; ayak diremek.

    [DS]