ağızlamak

kelimef.

ağız-la-mak

  1. 1

    Birine bir konuda talimat vermek, öğütte bulunmak.

  2. 2

    Başlanan işi bitirmeye yaklaşmak; kolaylamak.

  3. 3

    Biri diğerinin içine girecek iki nesneyi geçmeyi kolaylaştırmak için karşı karşıya getirmek.

  4. 4

    Bir boğaza, bir koya girecek olan deniz taşıtını girişi ortalayacak şekilde yönlendirmek.

  5. 5

    {ağız}Hazırlamak; hazır etmek.

    [DS]

  6. 6

    Bir ağaç veya kereste üzerinde balta vb. kesici araçla, kesilecek yeri belirlemek için hafif birkaç vuruş yaparak çentik açmak.

  7. 7

    {ağız}Birine bir iş başlamak.

    [DS]

  8. 8

    {ağız}Hazırlamak; hazır etmek.

    [DS]

  9. 9

    {ağız}Yolcu etmek; uğurlamak.

    [DS]

  10. 10

    {ağız}Sürüyü otlağa, yaylaya sürmek.

    [DS]

  11. 11

    {ağız}Sulama suyunu yönlendirmek; bir başka yöne çevirmek.

    [DS]

  12. 12

    {ağız}Öğüt vermek; gerekli şeyleri söylemek. 13. Yemeğin üstünden yemek.

    [DS]

  13. 13

    {ağız}Bir aracın ağız kısmını onarmak.

    [DS]

  14. 14

    {ağız}f.gçsz.(Bitki için) yeşermek; büyümeye başlamak.

    [DS]