500+ madde
- düşmekkelimef.eT.(Nesneler için) kendi ağırlığının etkisi ile yukarıdan aşağı doğru hızla inmek.
- gitmekkelimef.eT.Bir yerden başka bir yere doğru hareket etmek.
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- vurmakkelimef.eT.Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere, birine, bir şeye hızla indirmek.
- kapıkelimeis.eT.Bir bina, çadır, araç vb. içi ile dışarısını ayıran, açılıp kapanma düzeneği olan beden boşluğu.
- getirmekkelimef.eT.Birinin veya bir şeyin gelmesini sağlamak.
- dönmekkelimef.eT.Ekseni etrafında daire çizecek şekilde hareket etmek; dolanmak; devretmek.
- bağlamakkelimef.eT.İp veya tel benzeri bir şeyi etrafında dolayıp düğüm yaparak tutturmak.
- seskelimeis.Kulak tarafından algılanan titreşim; akustik bir dalganın doğurduğu işitme duyumu.
- lafkelimeis.Far.Duygu ve düşünceleri anlatmak için söylenen söz veya sözler; söz; lakırdı.
- denizkelimeis.Yeryüzünün çukurluklarını dolduran geniş ve tuzlu su kütlesi.
- noktakelimeis.Ar.Çok küçük boyutlu işaret ögesi.
- göstermekkelimef.Görülmesini sağlamak.
- makinekelimeis.Yun.Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye çevirerek elde edilen güçten yararlanılan veya belli bir etki meydana getirmek amacıyla birleştirilmiş…
- hâlkelimeis.Ar.Bir nesnenin nitelikleri ile içinde bulunduğu koşulların tümü; vaziyet.
- yarımkelimeis.Bir bütünün yarısı; bir şeyin yarısı; herhangi bir şeyin ikiye ayrılmış olan parçalarından her birisi.
- boğazkelimeis.Boynun ön kısmında hava borusunun geçtiği hassas ve korumasız yer; gırtlak; ümük.
- şeytankelimeis.İbr.Kur’an-ı Kerim’de, Kutsal Kitap’ta, Hristiyan ve Yahudilerin diğer din kitaplarında isyancı meleklerin, kötü ruhların başı olarak nitelenen varlık;…
- devekelimeis.eT.Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında hörgücü bulunan, iri yapılı bir yük hayvanı, (Camelus).
- gecekelimeis.eT.Güneşin batışından doğuşuna kadar geçen süre.
- boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
- uykukelimeis.eT.Organizmada organik işlevin, sinir duyumunun, istemli kas hareketlerinin azalması ve bilincin kaybolması ile ortaya çıkan, normal, geçici, düzenli…
- hukukkelimeis.Ar.Toplum düzenini sağlamak amacıyla devletin yetkili organları tarafından konulan ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların tümü; tüze.
- kurmakkelimef.(Yay vb. için) germek. [Yüknekî]
- gönülkelimeis.Yürek.
- yılankelimesf.eT.Kayan.
- şekerkelimeis.Ar.Yaygın şekilde tatlandırıcı olarak kullanılan, şeker pancarı ve şeker kamışından elde edilen, bilimsel adı sakaroz olan kristal yapılı besin…
- yürekkelimeis.eT.Göğüs boşluğunda, iki akciğerin arasında yer alan, ritmik kasılmalarıyla vücudun her yanından gelen kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da…
- yürümekkelimef.Adım atarak ilerlemek; yol almak; ileri gitmek; gezmek; dolaşmak.
- parmakkelimeis.İnsanda el ve ayakların en son bölümünü oluşturan ucu tırnaklı, eklemli ve boğumlu oynak organlardan her biri.
- eğrikelimesf.Doğru ve düzgün olmayan.
- iğnekelimeis.eT.Dikiş dikmekte kullanılan bir ucu sivri, diğer ucunda ipliğin geçmesi için bir deliği bulunan su verilmiş çelikten yapılmış araç.
- perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
- tatlıkelimesf.eT.Şeker tadında olan.
- bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
- duvarkelimeis.Far.Bir yapının dış yanları.
- düzenkelimeis.Bir bütünü meydana getiren birçok öge arasında zaman, yer, mantık, güzellik, ahlâk vb. açılardan kurulmuş uyumlu bağlantı; düzgünlük.
- kaldırmakkelimef.eT.Bir nesneyi bulunduğu yerden yukarı almak; kalkmasını sağlamak.
- kuvvetkelimeis.Ar.Bedensel güç; takat.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- soğukkelimesf.Sıcaklığı, insan bedeninin sıcaklığından düşük olan.
- köşekelimeis.Far.İki çizgi veya düzlemin kesiştiği nokta.
- boyakelimeis.eT.Renklendirmek veya dış etkenlerden korumak amacıyla eşyanın dışına sürülen veya içine katılan renkli madde.
- söylemekkelimef.eT.Konuşmak; demek.
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- çocukkelimeis.Ergenlikten önceki dönemde bulunan, küçük yaştaki oğlan veya kız.
- mecliskelimeis.Ar.Bir konu üzerinde görüşüp tartışmak ve kararlar almak üzere ilgili kimselerle yapılan toplantı; şura.
- sabitkelimesf.Ar.Yerinden oynamayan; yer değiştirmeyen; durağan.
- yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
- damarkelimeis.eT.Canlı varlıkların kan dolaşımını sağlayan kanal.