deve
kelimeis.Köken
eT.deẕä / teve / Moğ. teme(gen)
Anlamlar
- 1
zool.Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında hörgücü bulunan, iri yapılı bir yük hayvanı, (Camelus).
- 2
mecaz.Dikkatsiz, savruk; hantal kişi.
- 3
{ağız}Köy ocaklarında kullanılan büyük sacayak.
[DS]
- 4
argo.İri yarı ve uzun boylu adam.
- 5
argo.eski. Hamam sorumlusu.
Bu sözcükle kurulan deyimler72
- ağzına deve tepmek
- Allah devesi
- atla deve değil
- çöl devesi
- deve adımı
- deve ağzı
- deve bağırtan
- deve bakırı
- deve batmaz
- deve çiçeği
- deve dabanı
- deve dabanı pide
- deve darı
- Deve değil ki yedi yerinden boğazlayasın
- deve dellalı
- deve depiği
- deve dikeni
- deve dişi
- deve döşlü
- deve dudaklı
- deve elması
- deve gevişi
- deve gevişi getirmek
- deve gibi
- deve gibi lök lök yürümek
- deve gönü
- deve gözü
- deve gülü
- deve hamuru
- deve karıncası
- deve kılavuzu
- deve kini
- deve kolu
- deve kuşu
- deve kuşu gibi başını kuma sokmak
- Deve kuşu gibi yüke gelince kuş, uçmaya gelince deve
- deve olmak
- deve tabanı
- deve temresi
- deve tımarı
- deve topu
- deve tüyü
- deve yapmak
- deve yeli
- deve yürekli
- devede kulak
- devenin nalbanda baktığı gibi
- deveye binmek
- deveye hendek atlatmak
- deveyi dizinden vurmak
- deveyi düze çıkarmak
- deveyi havuduyla yutmak
- iki hörgüçlü deve
- kara deve
- kükürt deve
- Ne bilirim, ne gördüm; deveyi yeden ölsün!
- ne deveyi görmek, ne deveciyi
- öz deve kuşları
- öz deve kuşugiller
- pireyi deve yapmak
- pireyi gözünden deveyi dizinden vurmak
- sürre devesi
- surre devesi
- tepeli deve kuşu
- tepeli deve kuşugiller
- tülü deve
- Ya bu deveyi gütmeli, ya bu diyardan gitmeli
- Ya deve, ya deveci, ya deve üstünde hacı
- yel devesi
- Yok devenin başı
- Yok devenin pabucu!
- yol devesi