bağlamak

kelimef.

eT.bā-mak > ba-ġ-la-mak

باغلمق باغلامق

  1. 1

    İp veya tel benzeri bir şeyi etrafında dolayıp düğüm yaparak tutturmak.

  2. 2

    Yara ve ağrıyan yere ilaç koyup üzerini sarmak.

  3. 3

    Birkaç şeyi bir araya getirerek birbirine tutturmak.

  4. 4

    Boyun bağı, ayakkabı, uçkur gibi şeyleri düğüm yapmak.

  5. 5

    Eşyaları toplayıp denk yapmak; paketlemek; bohçalamak; yükünü sarmak.

  6. 6

    Kaymak, kabuk, kireç vb. oluşmak.

  7. 7

    Üzerine takmak; kuşanmak.

  8. 8

    Birbiri ile birleştirmek.

  9. 9

    Bağlantı kurmak; ilgisini sağlamak.

  10. 10

    Bitirmek; tamamlamak.

  11. 11

    mecaz.Sevmek; gönül ilişkisi kurmayı sağlamak.

  12. 12

    {eAT}Kapamak. Ben yârimden ayrı düştüm / Sen yolumu bağlar mısın? Yunus Emre

  13. 13

    {eAT}Durdurmak; engel olmak; alıkoymak; men etmek.

  14. 14

    {eAT}Ayırmak, hasretmek, .

  15. 15

    Anlaşma ile bitirmek; anlaşmak.

  16. 16

    {ağız}Akan suyun önüne set yapmak.

    [DS]

  17. 17

    {ağız}Bir akışı istenilen tarafa çevirmek.

    [DS]

  18. 18

    {ağız}Büyülemek; aldatmak.

    [DS]

  19. 19

    {ağız}Erkeği büyüleyerek cinsel ilişkiye giremeyecek duruma getirmek.

    [DS]

  20. 20

    {ağız}Kısmetine engel olmak.

    [DS]

  21. 21

    {eAT}Sarmak.

  22. 22

    {eAT}Oluşturmak; meydana getirmek; hasıl etmek.