yürek
kelimeis.-ğiKöken
eT.yür (iç, öz) > yür-ek
يورك
Anlamlar
- 1
{eT}anat.Göğüs boşluğunda, iki akciğerin arasında yer alan, ritmik kasılmalarıyla vücudun her yanından gelen kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan kaslı bir organ; kan dolaşımını sağlayan organ; kalp. [G
[DLT][ETY][EUTS]
- 2
{OsT}{ağız}{eAT}mecaz.Herhangi bir şeyden çekinmeme; korkmama; yüreklilik; korkusuzluk; cesaret.
[DS]
- 3
Duyguların kaynağı; gönül; sevgi.
- 4
mecaz.Acıma; acıma duygusu.
- 5
Bazı deyimlerde "hiçbir gizli ve art düşüncenin karışmamış olduğu duygu" anlamını verir; saflık; temizlik.
- 6
Bir ülkenin, bir yerin, bir kuruluşun etkinlik merkezi; kalp.
- 7
Bir kimsenin ruhsal yönü; iç; gönül.
- 8
İskambil kâğıtlarının dört grubundan benekleri kırmızı, yürek biçiminde olanı; kupa.
- 9
Yürek biçimindeki şey.
- 10
{ağız}Karın; bağırsak.
[DS]
- 11
{ağız}Parmak uçlarında, tırnağın altındaki yumuşak et.
[DS]
- 12
{ağız}Lop yumurta sarısı.
[DS]
Bu sözcükle kurulan deyimler61
- (bir kimsede) yürek Selanik
- can yürek
- karga yürek
- katı yürek
- kuş yürek
- mızraklı yürek
- orak biçmez, yürek biçer
- yan yürek
- yere bakan yürek yakan
- yürek acısı
- yürek ağrısı
- yürek artması
- yürek atmak
- yürek atması
- yürek bağı
- yürek bayılması
- yürek berkitmek
- yürek berkliği
- yürek bulanması
- yürek burkmak
- yürek burmak
- yürek burusu
- yürek buyruğu
- yürek çarpıntısı
- yürek damarı
- yürek darlığı
- yürek ditremesi
- yürek düpürtüsü
- yürek düşmesi
- yürek etmek
- yürek geçmek
- yürek halkmak (kalkmak)
- yürek hopetmek
- yürek hoplamak
- yürek ılgıması
- yürek itiliği
- yürek kabarması
- yürek kakkınlığı (kalkkınlığı)
- yürek kalkması
- yürek karası
- yürek kası
- yürek katılığı
- yürek koparmak
- yürek ortası
- yürek oturmak
- yürek oynamak
- yürek oynaması
- yürek oynatması
- yürek parçalamak
- yürek perdesi
- yürek sıçramak
- yürek sürmek
- yürek sürmesi
- yürek tasası
- yürek tüketmek
- yürek vermek
- yürek yakan
- yürek yankusu
- yürek yarası
- yürek yavıncımak
- yürek yavuncumak