soğuk

kelimesf.(soğu:k)

soġ-ī-k / soġ-ū-k

  1. 1

    {eT}Sıcaklığı, insan bedeninin sıcaklığından düşük olan.

    [DLT]

  2. 2

    Isı azlığı yüzünden insanı üşüten; sıcaklık derecesi genelde pek yüksek olmayan.

  3. 3

    Isıyı iyi tutmayan veya toplayamayan.

  4. 4

    Vücut ısısını yitirmiş olan.

  5. 5

    (Güneş için) ısısı yeri ısıtmaya yetmeyecek kadar az.

  6. 6

    (Yiyecek, içecek vb. için) ısıtılmamış veya özel olarak soğutulmuş.

  7. 7

    (Isıtma aygıtı için) henüz ısıtma işlemine başlamamış veya yeteri kadar ısınmamış olan.

  8. 8

    mecaz.İlişkilerinde çok ölçülü olan ya da insan sevgisinden yoksun; başkalarına karşı ilgisiz; heyecansız davranan; ilgisiz.

  9. 9

    mecaz.Dostluktan, içtenlikten, coşkudan uzaklık gösteren; duygudan yoksun; gönül okşamayan; sokulgan olmayan.

  10. 10

    mecaz.Sertliğe yakın bir davranış içinde olan.

  11. 11

    mecaz.Yerinde, zamanında olmayan; uygun düşmeyen; tedirginlik veren; sevimsiz; yersiz.

  12. 12

    mecaz.Sıcaklık ve canlılık izlenimi vermeyen.

  13. 13

    mecaz.(Kadın için) cinsel ilişki sırasında fiziksel bir zevk almayan; cinsel ilişki isteği duymayan.

  14. 14

    is.Atmosferin herhangi bir yerindeki veya havadaki ısının kısmen veya tamamen yok olma durumu; bu durumda edilen duyum.

  15. 15

    mecaz.Cinsel duyarlığı olmayan kadın.

  16. 16

    zf.Isıtılmamış olarak; soğuk olarak.

  17. 17

    zf.Üşütecek soğuklukta.

  18. 18

    zf.İlgi, yakınlık ve sevecenlik göstermeyerek; ilgi duymadığını belirtir biçimde.