duvar
kelimeis.(duva:r)Köken
Far.dīvār
Anlamlar
- 1
Bir yapının dış yanları.
- 2
Bir yapıyı dış etkenlere karşı koruyan, iç bölmelerini birbirinden ayıran, genellikle taş, tuğla gibi malzemeden yapılmış dikey düzlemlerden her biri.
- 3
Bir arsa veya bahçeyi dışarıya karşı sınırlayan, taş, kerpiç veya benzer katı malzemeden yapılmış düzgün yapıdaki engel.
- 4
mecaz.İnsanlar arasında anlaşma ve iletişim engeli.
- 5
mecaz.Duygusuz ve heyecansız kimse.
- 6
Sonuçsuz, sonuç vermeyen yer.
- 7
spor.Voleybolda, karşı oyuncunun ağ üzerindeki vuruşuna karşı koyma.
- 8
argo.Sağır.
Bu sözcükle kurulan deyimler56
- (birinde) surat mahkeme duvarı (gibi)
- ağlama duvarı
- ana duvar
- ara duvar
- aralama duvarı
- beden duvarı
- buz duvarı
- çal duvar
- damlalık duvarı
- dik duvara tırmanmak
- dolu duvar
- dört duvar arasında kalmak
- duvar ayağı
- duvar çekmek
- duvar dayağı
- duvar dişi
- duvar gazetesi
- duvar gibi
- duvar halısı
- duvar ilanı
- duvar kâğıdı
- duvar pası
- duvar resmi
- duvar saati
- duvar sarmaşığı
- duvar sedefi
- duvar takvimi
- duvar yapmak
- duvar yazısı
- düz duvara tırmanmak
- ecim duvar
- eleğini duvara asmak
- istinat duvarı
- kaba duvar
- kafasını duvara vurmak
- kafasını duvardan duvara vurmak
- kale duvarı
- kalkan duvarı
- kapı duvar olmak
- kulağı duvar olmak
- kuru duvar
- mahkeme duvarı
- merdiven duvarı
- moloz duvar
- müşterek duvar
- o duvar senin bu duvar benim
- perde duvar
- sağır duvar
- sekonder duvar
- ses duvarı
- şeytan duvarı
- som duvar
- temel duvarı
- Ununu elemek, eleğini duvara asmak
- utanç duvarı
- yüz surat mahkeme duvarı