perde
kelimeis.Köken
Far.perde
پرده
Anlamlar
- 1
{OsT}{eT}Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli dekoratif kumaş parçası.
[Bahşayiş]
- 2
Bir projeksiyon ya da sinema makinesi ile üzerine görüntü düşürülen kumaş, plastik vb.nden yapılma beyaz düz yüzey.
- 3
İki yeri, bölümü birbirinden ayıran, açıklığı kapatan engel; bölme.
- 4
Tiyatro sahnesinin, kimi zaman da sinema sahnesinin ön kısmında bulunan zaman zaman açılıp kapanan büyük gergi.
- 5
Bir tiyatro oyununda sahnenin kararması ya da perdenin inmesi ile birbirinden ayrılan ana bölümlerden her biri.
- 6
Karagöz oyununda gölgelerin yansıtıldığı ince ve beyaz kumaştan yapılma gergi.
- 7
mecaz.Görüntüyü engelleyen bir engel oluşturan şey.
- 8
tıp.Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi şeklinde beliren göz hastalığı; aksu; ak basma; katarakt.
- 9
mecaz.Doğruyu, gerçeği engelleyen şey.
- 10
Yüze örtülen örtü; peçe.
- 11
mecaz.Namus; iffet.
- 12
dnz.Gemilerin ana güvertesi altındaki kısmı enine ve boyuna bölmelere ayıran düşey yapı elemanları.
- 13
dbl.Titrem.
- 14
ed.Gökyüzü.
- 15
Hız veya ivme yüzünden kanın beyne hücumu veya az gitmesi gibi sebeple ortaya çıkan göz kararması, kanama gibi fizyolojik bozuklukların tümüne havacılıkta verilen ad.
- 16
Bir kazı yapılan arazide, yüksek kesimin göçmesini önlemek amacıyla yapılan duvar.
- 17
{eT}müz.Telli sazlarda net ve falsosuz ses elde etmek amacıyla sap üzerine yerleştirilmiş ince çubuk ve bu çubukların ayırdığı ses parçaları.
[Bahşayiş]
- 18
müz.Bir sazın sapındaki perdelerden birine basılmak suretiyle elde edilen ses.
- 19
müz.Pistonsuz üflemeli çalgılarda, ses düzeneğinin çalışmasıyla açılıp kapanan kapakçık.
- 20
müz.Makam.
- 21
zool.Kurbağa ve su kuşlarında ayak parmaklarını birleştiren deri.
- 22
fiz.Sesin tizlik ve pesliği.
- 23
İri balıkları avlamakta kullanılan sağlam ve güçlü ağ.
- 24
mecaz.Gerçeği görmeyi, anlamayı engelleyen şey.
Bu sözcükle kurulan deyimler58
- (gözüne) perde inmek
- Acem perdesi
- acemaşirān perdesi
- ar ve hayâ perdesi yırtılmak
- aşiran perdesi
- beyaz perde
- burun perdesi
- çargâh perdesi
- demir perde
- ehl-i perde
- esrar perdesi
- eviç perdesi
- göz perdesi
- hayâ perdesi yırtılmak
- hayal perdesi
- hetk-i perde-i ırz
- hisar perdesi
- kara perde
- kürdî perdesi
- müsademe perdesi
- nîlî perde
- perde açmak
- perde arası
- perde arkası
- perde arkasına gizlenmek
- perde arkasından
- perde ayaklılar
- perde çekmek
- perde dutmak
- perde duvar
- perde gazeli
- perde kurmak
- perde perde
- perde ve sahne
- perde yüksekliği
- perde-i iffet
- perde-i namus
- perde-i nilgûn
- perdesi sıyrık
- perdesi yırtık
- perdesi yırtılmak
- pes perdeden konuşmak
- pest perdeden
- segâh perdesi
- ses perdesi
- sinema perdesi
- sis perdesi
- tahta perde
- üst perde
- üst perdeden
- üst perdeden konuşmak
- üstüne perde çekmek
- üzerine perde çekmek
- yegâh perdesi
- yüksek perdeden
- yüksek perdeden konuşmak
- yürek perdesi
- zengûle perdesi