çıkarmak

kelimef.

eT.çık-mak > çık-ar-mak

چيقرمق

  1. 1

    Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.

  2. 2

    Gizli veya örtülü bir şeyi görünmesi için ortaya koymak.

  3. 3

    Bir şeyi bulunduğu yerden dışarı almak.

  4. 4

    Bir kişiyi işinden veya bulunduğu topluluktan dışarı atmak.

  5. 5

    {eAT}Bir şeyi bulunduğu yerden daha yüksek olan bir yere götürmek; yükseltmek; .

  6. 6

    Dışarıya uzatmak.

  7. 7

    Açıklık yere götürmek.

  8. 8

    Ayırmak; atmak.

  9. 9

    Sahnede ve televizyonda görünmesini sağlamak.

  10. 10

    Giyecekleri vücuttan üzerinden sıyırıp atmak; soyunmak.

  11. 11

    Birini veya bir şeyi tanımak; anlamak; kavramak; bulmak; bilmek.

  12. 12

    Birinin gizli kalması gereken şeylerini açığa vurmak; açık etmek; aşikâr etmek.

  13. 13

    mecaz.Elde etmek.

  14. 14

    Ulaştırmak; eriştirmek

  15. 15

    Çok hoşlanmak.

  16. 16

    Geçimini sağlamak; ihtiyaçlarını karşılayabilmek.

  17. 17

    Öfkesini veya kinini başkasına yöneltmek; intikam almak.

  18. 18

    Yayımlatmak; neşretmek.

  19. 19

    mecaz.Vermek.

  20. 20

    Vücutta sivilce ve yaralar çıkmasına sebep olan bir hastalığa tutulmak.

  21. 21

    Bir kısmını atmak; elemeye tabi tutmak; gereksiz görülen şeyleri almamak; bırakmak; silmek; yok etmek.

  22. 22

    Bir kişiyi bilinen özelliklerinden uzaklaştırmak.

  23. 23

    Bir kişiyi bilinen özelliklerinden uzaklaştırmak.

  24. 24

    mat.Üçüncü bir sayı elde etmek için bir sayıdan başka bir sayıyı eksiltmek.

  25. 25

    (Kir ve leke için) yok etmek; temizlemek.

  26. 26

    Ses, ışık ve ısı yaymak.

  27. 27

    Birini, bir şeyi veya bir olayı unutmak; aklından gitmek; zihninden silmek.

  28. 28

    Bir müzik parçasının melodisini çalmayı başarmak.

  29. 29

    as.Bir ülkeye veya adaya, kıyıya askerî birlik, araç gereç ve mühimmat götürüp yerleştirmek.

  30. 30

    Bir şeyin kopyasını veya örneğini çoğaltmak.

  31. 31

    Birinin para harcamasına sebep olmak.

  32. 32

    Bir şeyi belli bir paraya mal etmek.

  33. 33

    Açıklamak, söylemek; gizliliği kaldırmak.

  34. 34

    Doğruluktan sapıtmak.

  35. 35

    Eğitmek, yetiştirmek; mezun etmek.

  36. 36

    Kusmak.

  37. 37

    Bir kavgaya, tartışmaya veya savaşa sebep olmak; böyle bir şeyi başlatmak.

  38. 38

    Dedikodu, söylenti gibi şeylerin yayılmasına sebep olmak.

  39. 39

    {ağız}Sonunu getirmek; bir işi bitirmek.

    [DS]

  40. 40

    Üretmek; imal etmek; tamir etmek; yapmak.

  41. 41

    İcat etmek.

  42. 42

    Piyasaya sürmek.

  43. 43

    Birine bir niteliğin yüklenmesine sebep olmak.

  44. 44

    (Kanun, yönetmelik, emir için) düzenlemek, yayınlamak; kararlaştırmak; yapmak.

  45. 45

    Bir kimseye yiyecek, içecek sunmak.

  46. 46

    Organizmada bulunan bir şeyi dışarı atmak.

  47. 47

    (Belirtilen zaman ya da süre için) yaşamak; ermek.

  48. 48

    {ağız}Resim yapmak.

    [DS]