deniz
kelimeis.(göl)Köken
EREN
دكز
Anlamlar
- 1
Yeryüzünün çukurluklarını dolduran geniş ve tuzlu su kütlesi.
- 2
Dünyanın yüzey olarak dörtte üçünü kaplayan su kütlesinin karalar arasında kalan belli bir parçası.
- 3
gnşl.Bu suyun rüzgâr etkisiyle dalgalanması durumu.
- 4
mecaz.Bol miktarda bulunan; geniş ve uçsuz bucaksız alan.
- 5
gnşl.Deniz suyu.
- 6
Deniz kıyısında bulunan yer veya şehir; sahil.
- 7
mecaz.Sınırsız genişlik.
- 8
mecaz.Belirli bir tutum sergilemeyen, değişik görünüşler sunan, çalkantılı şey.
- 9
Ay yüzeyinde dağlarla çevrili geniş düz alan.
Bu sözcükle kurulan deyimler101
- açık deniz
- açık deniz teknolojisi
- ağaç denizi
- ağır deniz
- ana deniz
- ana deniz bilimi
- ara deniz
- bulaşık deniz
- dâhilî deniz
- deniz ağzı
- deniz akbalığı
- deniz almanağı
- deniz altı
- deniz anası
- deniz ayısı
- deniz basması
- deniz bilimci
- deniz bilimi
- deniz bindirmek
- deniz boncuğu
- deniz börülcesi
- deniz çıkmak
- deniz depremi
- deniz derya ayak altında
- deniz devleti
- deniz dibi
- deniz durmak
- deniz ebesi
- deniz feneri
- deniz gönüllü
- deniz hamamı
- deniz haritası
- deniz hıyarı
- deniz hıyarları
- deniz hukuku
- deniz iklimi
- deniz kaplumbağası
- deniz kartalı
- deniz kaşığı
- deniz kazı
- deniz kırlangıcı
- deniz kızı
- deniz köpüğü
- deniz koyunu
- deniz kulağı
- deniz kulunu
- deniz kurdu
- deniz kuvvetleri
- deniz limonu
- deniz mahsulleri
- deniz marulu
- deniz mavisi
- deniz menekşesi
- deniz mili
- deniz motoru
- deniz ördeği
- deniz örümceği
- deniz otobüsü
- deniz otu
- deniz oynamak
- deniz piyadesi
- deniz rezenesi
- deniz sarmaşığı
- deniz seviyesi
- deniz sığırı
- deniz soğanı
- deniz suyu
- deniz tavşancılı
- deniz tekesi
- deniz teresi
- deniz ticareti
- deniz tosbağası
- deniz tutması
- deniz tuzu
- deniz uçağı
- deniz üssü
- deniz üzümü
- deniz yeli
- deniz yılanı
- deniz yolu
- deniz yumağı
- denizde balık
- denizde kum ... de para
- denizden bir (damla) avuç su
- denizden çıkmış balığa dönmek
- denizden geçip çayda boğulmak
- denize açılmak
- denize çıkmak
- denize dökmek
- denize su götürmek
- denizler denizi
- dört yanı deniz kesilmek
- iç deniz
- inik deniz
- kabarık deniz
- kalın deniz
- ölü deniz
- parayı denize atmak
- sığ deniz
- solagan deniz
- yedi denizin dışarı attığı