söylemek
kelimef.Köken
eT.sö-z-lä-mek > söy-le-mek
سيلمك
Anlamlar
- 1
{eAT}Konuşmak; demek.
- 2
Bir bilgiyi sözle aktarmak, iletmek; düşündüğünü bildiğini sözle aktarmak; demek.
- 3
Bir düşünceyi ortaya atmak, ileri sürmek; öne sürmek.
- 4
Bir şeyin yapılmasını istemek; rica etmek; buyurmak.
- 5
Haber vermek; bildirmek; açıklamak.
- 6
Bir kimse ya da bir şeyle ilgili olarak yargıda bulunmak; demek.
- 7
(Şiir, manzume için) yüksek sesle kâğıttan ya da ezbere okumak.
- 8
(Şarkı, gazel, türkü için) sesi ile icra etmek; seslendirmek.
- 9
(Şiir, nazım, yazı) yazmak; düzmek.
- 10
mecaz.(Durum, duygu vb. için) dile getirmek; demek istemek; belirtmek; göstermek; hatırlatmak.
- 11
İlgilendirmek; ilgisini çekmek.
- 12
Önceden bildirmek; uyarmak; uyarıyı yinelemek; tahmin etmek.
- 13
Sözü birine yöneltmek.
- 14
Şarkı söylemek.
Bu sözcükle kurulan deyimler48
- (Birine) selam söylemek
- acı söylemek
- ağzına geleni söylemek
- ardına söylemek
- arkadan söylemek
- aşağıdan söylemek
- az söyleyip uz söylemek
- başına söylemek
- başından büyük yalan söylemek
- bir ayak üstünde bin yalan söylemek
- bir şey söylemek
- bir söyleyip pir söylemek
- bozgun söylemek
- büyük söylemek
- çağırı söylemek
- çağırı söylemek
- çağıru söylemek
- çağıru söylemek
- çok söylemek
- eğri söylemek
- garaltıya söylemek
- gaybdan söylemek
- ımır yamur söylemek
- iyi söylemek
- karşı karşı söylemek
- karşu söylemek
- katı pek söylemek
- kelimeleri tartarak söylemek (konuşmak)
- kötü söylemek
- koz söylemek
- kulağına söylemek
- lehinde söylemek
- öneği söylemek
- otaya söylemek
- pek söylemek
- sağdan söylemek
- şaka söylemek
- şarkı söylemek
- selam söylemek
- seldir seldir söylemek
- sözü tutkunarak söylemek
- sözü ürce söylemek
- sümiye söylemek
- tane tane söylemek
- toğru söylemek
- uz söylemek
- yabana söylemek
- yalan söylemek