boğaz

kelimeis.

boġ-mak > boġ-(u)z / boġaz > boğaz

  1. 1

    anat.Boynun ön kısmında hava borusunun geçtiği hassas ve korumasız yer; gırtlak; ümük.

  2. 2

    Boynun ön ve yan kısımlarını oluşturan organlar.

  3. 3

    Boynun iç tarafı ve ağız boşluğundan sonra gelen, yiyeceklerin ve soluğun geçtiği kısım.

  4. 4

    coğ.İnsan vücudunun en dar yeri olan boğaza benzeyen coğrafî yerler; iki sarp dağ arasındaki dar geçit; derbent.

  5. 5

    Şişe, testi, güğüm, vazo gibi kaplarda ağza yakın, dar ve uzunca kısım.

  6. 6

    coğ.İki denizi birbirine bağlayan ve iki kara arasındaki dar uzun su geçidi.

  7. 7

    Çay ağzı.

  8. 8

    mecaz.Yeme içme.

  9. 9

    mecaz.Yiyeceği içeceği bir kişiye bağlı kişi sayısı; gırtlak.

  10. 10

    mecaz.Yedirip içirme yükümlülüğü; iaşe.

  11. 11

    Telefon hatlarında telin bağlandığı fincanın boğumlu yeri.

  12. 12

    Eskiden, ok atma yarışlarında yirmi dörde ayrılan derecelerin son dört bölümü.

  13. 13

    {ağız}Değirmen taşının ortasındaki delik.

    [DS]

  14. 14

    {ağız}Bitkilerin köke yakın kısmı.

    [DS]