500+ madde
- düşmekkelimef.eT.(Nesneler için) kendi ağırlığının etkisi ile yukarıdan aşağı doğru hızla inmek.
- vurmakkelimef.eT.Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere, birine, bir şeye hızla indirmek.
- görmekkelimef.eT.Göz aracılığı ve ışık yardımıyla nesneleri algılamak.
- girmekkelimef.eT.Dış sayılan yerden veya ortamdan içeri geçmek; sınır veya kapı gibi belirlenmiş yerlerden iç kısma doğru ilerlemek; duhul etmek.
- bırakmakkelimef.Alt.Elde tutulan veya taşınan şeyi tutmaz olmak.
- bulunmakkelimef.Arama sonucu veya rastlantı olarak elde edilmek. [Yüknekî]
- yürümekkelimef.Adım atarak ilerlemek; yol almak; ileri gitmek; gezmek; dolaşmak.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- açılmakkelimef.(Kapalı, katlı, örtülü, sarılı ve dolaşık durumda bulunan bir nesne için) açık duruma getirilmek; kapalı olma hâli kaldırılmak; açılmış olmak. .
- yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
- gezmekkelimef.eT.Hava almak, görmek, bakmak, eğlenmek gibi çeşitli amaçlarla bir yere gitmek, dolaşmak.
- düzmekkelimef.eT.Düzeltmek; gereksiz ve çirkin yerlerini atmak.
- beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
- oynatmakkelimef.Oynamasını sağlamak.
- tutulmakkelimef.Hakkında tutmak eylemi gerçekleştirilmek; tutulmak; alıkonulmak.
- atılmakkelimef.Birisi tarafından fırlatılmak; atılmak işine konu olmak.
- yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- bulanmakkelimef.eT.Karıştırılmak; yoğrulmak.
- savurmakkelimeis.(Toprak, kül vb. için) havaya atarak rüzgârın etkisine bırakmak; saçmak; öteye beriye dağıtmak.
- kırılmakkelimef.Kırmak eylemine uğramak.
- kapanmakkelimef.(Açık bir şey için) kapalı duruma gelmek; örtünmek.
- kaybetmekkelimef.Ar.Sahip olunan bir şeyi elden çıkarmak; onu bulamamak.
- bastırmakkelimef.Bir şeyi, bir şeye basmak işini yaptırmak; basırmak; basmak; basurmak. Parmaklarını kanayan yarasına bastırıyordu.
- atlamakkelimef.Bir yükseklikten ayakları yerden kesilmiş olarak sıçrayıp geçmek; ; çıvmak; hoplamak; kalgımak; sekmek; sıçramak. Duvardan atlamak.
- kavuşmakkelimef.eT.Birleşmek; yaklaşmak; karşılaşmak.
- şaşırmakkelimef.Olay ve olguların nedenine akıl erdirememek; hayret etmek.
- depmekkelimef.eT.(Hayvan için) tepmek; çifte atmak.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.
- boğulmakkelimef.Birinin yaptığı boğma eylemine uğramak.
- ayrılmakkelimef.Birlik veya bütünden kopmak, uzaklaşmak; terk etmek.
- serpmekkelimef.eT.Bir şeyi öteye beriye rastgele atmak; saçmak; dağıtmak.
- takınmakkelimef.Bir şeyi kendi kendine takmak; kendi üzerine takmak.
- aldırmakkelimef.Birisine almak işini yaptırmak.
- takılmakkelimef.Dizilmek.
- değişmekkelimef.eT.Bir şeyi vererek yerine başka bir şeyi almak.
- ezilmekkelimef.Ezik hâle getirilmek.
- eğilmekkelimef.eT.Eğik bir durum almak.
- serilmekkelimef.Sermek işi yapılmak.
- silinmekkelimef.Silmek eylemi yapılmak; silmek eylemine uğramak; silmek işine konu olmak.
- tutturmakkelimef.Tutmasını sağlamak.
- bükülmekkelimef.Çevrilmek; burulmak.
- aldırmamakkelimeDeğer ve önem vermemek.
- çözülmekkelimef.Bağlarından kurtulmak; açılmak.
- ilişmekkelimef.eT.Birbirine takılmak; yapışmak; tutuşmak.
- kurulmakkelimef.Üzerinde kurmak eylemi yapılmak; kurmak eylemine uğramak.
- seğirtmekkelimef.eT.Koşmak.
- yıkılmakkelimef.Yıkmak eylemi yapılmak; hakkında yıkmak eylemi gerçekleştirilmek; harap olmak ve düşmek.
- yortmakkelimef.Dört nala koşturmak; tırıs gitmek.
- büzülmekkelimef.Sıkıştırılmak suretiyle boyutları daraltılmak.