savurmak

kelimeis.

sav-ur-mak

  1. 1

    {eT}(Toprak, kül vb. için) havaya atarak rüzgârın etkisine bırakmak; saçmak; öteye beriye dağıtmak.

    [DLT]

  2. 2

    (Rüzgâr için) şiddetle eserek yerdeki şeyleri havaya kaldırmak; alt üst etmek; uçurmak, dağıtmak.

  3. 3

    Kaldırıp şiddetle atmak; fırlatmak.

  4. 4

    Şiddetle döndürerek sallamak.

  5. 5

    Kaldırıp kaldırıp vurmak.

  6. 6

    Rüzgârın etkisine bırakarak dalgalandırmak; uçurmak; kaldırmak.

  7. 7

    (Kaynamakta olan sıvı için) taşmasını önlemek amacıyla bir kepçe ile bir miktar alıp yine kendi kabına boşaltmak.

  8. 8

    (Yalan, küfür, palavra vb. için) söylemek; atmak.

  9. 9

    (Para, mal vb. için) boş yere ve gereksiz olarak harcamak; israf etmek.

  10. 10

    Harmanda malamayı yaba ile rüzgâr önüne atarak taneyi samandan ayırmak.

  11. 11

    f.gçsz.Abartılı biçimde yalan söyleyerek konuşmak; arka arkaya sıralamak; yüksekten atmak; palavra atmak; övünmek.