beklemek

kelimef.

eT.bek (sabit; sıkı; güçlü) > bek-lē-mek

بكله مك

  1. 1

    {eT}Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.

    [İKPÖy.]

  2. 2

    {eAT}{eT}Bir şeyi korumak; güvenli bir yerde tutmak; gözetmek; saklamak; esirgemek; hapsetmek; kapalı tutmak; gizlemek; muhafaza etmek; kilitlemek; kapatmak; bağlamak.

    [DLT][EUTS][İKPÖy.]

  3. 3

    {eT}Tahkim etmek; muhafaza etmek; pekitmek; sıkılaştırmak. [Yüknekî]

    [Gabain][İKPÖy.]

  4. 4

    Bir şeyin yapılıp bitirilmesi için süre tanımak.

  5. 5

    Birinden bir şey ummak.

  6. 6

    Karşılaşılması ihtimali bulunmak.

  7. 7

    Aramak; istemek.

  8. 8

    f.gçsz.Herhangi bir sebeple bir yerde durmak; kalmak; aylamak.