- bozlamakkelimef.Ses vermek; bağırmak; böğürmek.
- çapkunkelimeis.Akın; baskın.
- dağlamakkelimef.Far.Vücutta bulunan herhangi bir yarayı ortadan kaldırmak veya kanı dindirmek için kızgın bir metalle yakmak.
- dalamakkelimef.eT.(Hayvan için) bir insan ya da hayvanın üzerine atılarak ısırmak, dişle koparmak; yırtmak.
- damarkelimeis.eT.Canlı varlıkların kan dolaşımını sağlayan kanal.
- delmekkelimef.eT.Delik açmak.
- dilkelimeis.eT.Ağız boşluğunda yer alan, arka kısmıyla ağız tabanına bağlanan, tat almağa, yutkunmaya ve konuşmaya yarar, çizgili kaslardan meydana gelmiş, uzun,…
- dolaşmakkelimef.eT.Gezmek; gezinmek.
- dönmekkelimef.eT.Ekseni etrafında daire çizecek şekilde hareket etmek; dolanmak; devretmek.
- enikkelimeis.eT.Kedi köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu; et yiyen hayvanların yavrusu; encik. [Burhan-ı Katı’]
- ısırmakkelimef.Sokmak.
- kabakelimesf.eT.Kalın olan; ince olmayan.
- kabarmakkelimef.Ağırlığı artmadan hacmi genişlemek, büyümek; şişmek.
- kamçılamakkelimef.eT.Kamçı ile vurmak.
- kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
- kapamakkelimef.eT.Kapalı duruma getirmek.
- karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
- kararmakkelimef.eT.Rengi karaya dönmek; karaya yakın bir durum almak; siyahlaşmak.
- karartmakkelimef.Rengini kara hâle getirmek; karaya boyamak.
- karınkelimeis.İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga altından kasıklara kadar olan ön bölümü; bu bölümde yer alan iç organların tümü. [Yüknekî]
- katıkelimesf.eT.Yumuşak olmayan; sert; pek; sağlam.
- kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
- kaymakkelimeis.eT.Sütün yüzeyinde toplanan, açık sarı renkli yağ katmanı; krema.
- kaynamakkelimef.(Sıvılar için) sıcaklığı belirli bir dereceye varınca buharlaşma sonucu fokurdamak.
- kazanmakkelimef.eT.Kazanç sağlamak; kâr elde etmek.
- keklikkelimeis.Tavuksular takımının sülüngiller familyasından, orta büyüklükte, kalın gövdeli, boz tüylü, kısa kuyruklu, yumurta mevsimine kadar sürüler hâlinde,…
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kırılmakkelimef.Kırmak eylemine uğramak.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
- kıyıkelimeis.eT.Kenar; uç.
- kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
- koçkelimeis.eT.Damızlık erkek koyun.
- kocakelimesf.Yaşlı; ihtiyar. [Yüknekî]
- kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
- koltukkelimeis.Omuz başlarının altında, kolun gövde ile birleştiği yer; koltuk altı.
- kondurmakkelimef.Yerleştirmek; oturtmak; üzerine oturtmak; iskân etmek.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- köstekkelimeis.Hayvanın kaçmasını önlemek için iki ayağını uzun adım atamayacak biçimde bağlayan ip.
- kovmakkelimef.Birini, bir yerden sert ve onur kırıcı sözlerle uzaklaştırmak; defetmek; kovalamak; sürmek.
- kükremekkelimef.eT.(Aslan için) bağırmak.
- kurmakkelimef.(Yay vb. için) germek. [Yüknekî]
- kurtkelimeis.eT.Köpekgillerden, köpeğe çok yakın, boyu yüksek, gövdesi ince, böğürleri çökük, ayakları ince, kuyruğu tüylü ve sarkık, postu gri sarı, uzun ve sivri…
- kurukelimesf.İçinde suyu ve nemi bulunmayan; ıslanmamış.
- kuşanmakkelimeeT.Herhangi bir şeyi beline takmak.
- kuyrukkelimeis.eT.Hayvanların çoğunda, gövdenin arka tarafında omurganın uzantısı olarak yer alan uzun ve esnek organ.
- kuyukelimeis.eT.Yer altı suyundan yararlanmak amacıyla, su buluncaya kadar kazılarak etrafına duvar örülmüş, çoğunlukla yuvarlak görünümlü büyük çukur.
- ordukelimeis.Hakanın oturduğu şehir; başkent; beylik merkezi.
- oynamakkelimef.(Bir şeyi) eğlenmek, hoşça vakit geçirmek amacıyla o şeyi kendine oyuncak veya oyun aracı edinmek. Top oynayalım mı?
- oynatmakkelimef.Oynamasını sağlamak.