kuru

kelimesf.(kuru)

Gülensoy

  1. 1

    {eAT}İçinde suyu ve nemi bulunmayan; ıslanmamış.

    [DK]

  2. 2

    İçinde su ve nem kalmamış olan; suyu ve nemi uçarak sadece katı kısmı kalmış olan.

  3. 3

    (Yer için) yağmur yağmayan; susuz.

  4. 4

    (Sebze ve meyve için) ileride kullanılmak üzere kurutulmuş olan; saklamak, korumak amacıyla suyu giderilmiş olan.

  5. 5

    Yıkandıktan sonra kurumuş olan.

  6. 6

    (İklim için) yağışsız, yağmursuz; nemsiz.

  7. 7

    (Hava, rüzgâr için) nem oranı düşük; yağışsız; az yağışlı.

  8. 8

    Salgı yetersizliği olan; sıvı salgılamayan; salgısız.

  9. 9

    (Yara vb. için) herhangi bir akıntı ve salgısı olmayan.

  10. 10

    (Çeşme, kuyu, kaynak vb. için) suyu kesilmiş; kurumuş.

  11. 11

    (Ortam için) nemi olmayan; nemsiz.

  12. 12

    (Bitki için) canlılığını yitirmiş; doğal nemini kaybetmiş; kurumuş.

  13. 13

    mecaz.(İnsan ve hayvan için) çok zayıf; etsiz; çelimsiz; bir deri bir kemik; arık; sıska; kaknem; lagar.

  14. 14

    is.Nemli ve ıslak olmayan şey.

  15. 15

    is.Bir şeyin kurutulmuşu; kurutularak saklanmış yiyecek vb.

  16. 16

    Kuru fasulyenin halk arasında söylenişi.

  17. 17

    {ağız}is.Kuru toprak.

    [DS]