kabarmak

kelimef.

kab-ar-mak

  1. 1

    {eAT}{eT}Ağırlığı artmadan hacmi genişlemek, büyümek; şişmek.

    [DK][DLT]

  2. 2

    (Kaynayan sıvılar için) taşmaya yüz tutmak; yükselmek.

  3. 3

    (Vücut için) cilt üzerinde kabarcıklar oluşmak; şişmek.

  4. 4

    (Sayılabilen nesneler için) sayısı artmak; çoğalmak; beklenenden fazla olmak; niceliği artmak.

  5. 5

    (Hayvanlar için) tüyleri dikelmek; tüyleri diken diken olmak.

  6. 6

    (Deniz için) büyük dalgalar oluşmak; dalgalanmak; coşmak.

  7. 7

    (Kumaş için) iplikleri belirmek; tüylenmek; havlanmak.

  8. 8

    (Sıva, badana, boya vb. için) su veya nem etkisi ile dökülmeye yüz tutmak; yüzeyden ayrılmak; kabarıklık oluşturmak.

  9. 9

    (Mide için) bulanmak.

  10. 10

    (Toprak için) tava gelmek; yumuşamak.

  11. 11

    (Duygular için) önlenemez olmak; artmak; coşmak.

  12. 12

    (Kir için) yumuşamak; kolay temizlenecek hâle gelmek.

  13. 13

    (Hamur için) mayanın etkisi ile içinde gaz kabarcıkları oluşarak şişmek.

  14. 14

    {ağız}mecaz.(Kişi için) gerçekte olan veya kendisinin gerçek sandığı durumlardan dolayı gurura kapılmak; öğünmek; böbürlenmek.

    [DS]

  15. 15

    {ağız}mecaz.(Birine karşı) saldırgan durum almak; karşı gelmek; öfkelenmek; diklenmek; kafa tutmak; horozlanmak; kabadayılık yapmak.

    [DS]