koltuk

kelimeis.-ğu

Gülensoy

  1. 1

    {eAT}{eT}Omuz başlarının altında, kolun gövde ile birleştiği yer; koltuk altı.

    [DK][EUTS]

  2. 2

    Arkalığı ve kol dayayacak yeri bulunan geniş ve rahat oturma aracı.

  3. 3

    gnşl.Tenha ve kuytu yer; kenar.

  4. 4

    mecaz.Yaranmak amacıyla söylenen söz veya yapılan iş; koltuklama.

  5. 5

    mecaz.Kayırma; destek; himaye; koruma.

  6. 6

    Yüksek mevki veya makam.

  7. 7

    Köy düğünlerinde gelin ile damadın kol kola girerek konuklar arasından yaptıkları geçiş.

  8. 8

    bot.Bitkilerde sapın üst kısmı ile yaprağın meydana getirdiği açı.

  9. 9

    inş.Ana desteği sağlamlaştırmak için kullanılan destek; yan destek.

  10. 10

    Eskiden esnaf kuruluşuna bağlı dükkânlara verilen isim.

  11. 11

    Tiyatro ve sinema salonlarında seyircilere ayrılmış numaralı veya numarasız oturma yeri.

  12. 12

    argo.Genelev; randevu evi.

  13. 13

    {ağız}Mısır ve buğday fidelerinin yanlarından çıkan filizler.

    [DS]

  14. 14

    Bar türü halk oyunlarında, sıranın başında bulunan ve oyunu yöneten bar başının yanındaki oyuncu; koltuk altı.

  15. 15

    {ağız}dnz.Gemiyi demirledikten sonra rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan halat.

    [DS]

  16. 16

    mecaz.sf.Tenha yerde bulunan.

  17. 17

    mecaz.sf.Yan tarafta bulunan.