kapamak

kelimef.

eT.*kā-p-mak > kap-ġā-mak > kapā-mak

  1. 1

    {eAT}Kapalı duruma getirmek.

    [DK]

  2. 2

    Açık bir yeri bir şey ile örtmek.

  3. 3

    Bir şeyin kapağını veya kapısını örtmek.

  4. 4

    Herhangi bir şeyin üzerine veya önüne perde, örtü çekmek; bir şeyi başka bir şeyle görünmez hâle getirmek.

  5. 5

    Bir şeyin iki ayrı parçasını birleştirmek; arada boşluk kalmayacak biçimde katlamak.

  6. 6

    İçeriden dışarıya, dışarıdan da içeriye geçişi engellemek; tıkamak.

  7. 7

    (Su, elektrik hava gazı, doğal gaz vb. için) akışını durdurmak; girişini engellemek.

  8. 8

    (Kap vb. için) ağzını örtecek bir kapak koymak.

  9. 9

    (Bir hayvan veya insan için) onu bir daha çıkamayacak biçimde bir yere koymak; hapsetmek.

  10. 10

    (Yol, cadde vb.) giriş veya geçişi engellemek; üzerinden geçmeyi yasaklamak.

  11. 11

    (Bir iş yeri, fabrika, kurum vb. için) etkinliği ve işleyişi sona erdirmek; işlemesini, çalışmasını durdurmak; çalışamaz, işleyemez duruma getirmek.

  12. 12

    (Radyo, televizyon vb. için) işlevine son vermek; kullanımı sona erdirmek.

  13. 13

    (Vücut için) tamamını veya bir bölümünü örtmek.

  14. 14

    (Gazete, dergi vb. için) yayını durdurmak; çıkmasını yasaklamak.

  15. 15

    (Çukur, vb. için) içini doldurup düzlemek.

  16. 16

    (Kar, yağmur, fırtına için) bir yerden çıkmayı, dışarıya çıkmayı engellemek.

  17. 17

    Biriyle arasına girerek görüşe engel olmak; görüşü engellemek.

  18. 18

    mecaz.Durdurmak; son vermek; bitirmek; bir daha söz etmemek; üzerinde durmamak.

  19. 19

    (Alacak veya elde bulunan para için) borca yetmek; denk gelmek; karşılamak; ödemek.

  20. 20

    Gerekli önlemleri alarak bir boşluk, açıklık veya eksikliği gidermek.

  21. 21

    {ağız}Evlenmeleri istenen kız ve erkeği kandırarak bir odaya bırakmak.

    [DS]