1. almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
  2. sözkelimeis.eT.Bir duyguyu, bir düşünceyi dile getirmek için ağızdan çıkan sözcük, sözcük dizisi ya da cümle; laf; kelam; haber; mesaj; kelime. (sö:z)
  3. kuşkelimeis.Vücudu tüylerle kaplı, sıcak kanlı, akciğerli, boynuzsu bir maddeden oluşarak uzamış çenelerine gaga, yürümeye elverişli arka üyelerine bacak, uçmaya…
  4. ikikelimeis.eT.Birden sonra gelen sayının adı.
  5. bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
  6. basmakkelimef.Ayakların tabanı ile vücudunun ağırlığını verecek şekilde yere veya bir şey üzerine çıkmak, durmak.
  7. kılmakkelimeyard. f.Yapmak; etmek; eylemek; işlemek; icra etmek; [Yüknekî]
  8. ortakelimesf.Ara; beyn.
  9. içikelimeis.Yaşça büyük olan erkek kardeş; ağabey.
  10. sütkelimeis.eT.Kadınların ve dişi memeli hayvanların, yavrularını beslemek için memelerindeki bezler tarafından salgılanan fildişi renginde tatlımsı, besleyici…
  11. yağıkelimeis.Düşman.
  12. üçkelimesf.eT.İkiden bir fazla, dörtten bir eksik olan.
  13. arkakelimeis.Dolaşılarak varılan taraf.
  14. yarımkelimeis.Bir bütünün yarısı; bir şeyin yarısı; herhangi bir şeyin ikiye ayrılmış olan parçalarından her birisi.
  15. boşkelimesf.eT.Serbest; hür; özgür.
  16. bulunmakkelimef.Arama sonucu veya rastlantı olarak elde edilmek. [Yüknekî]
  17. kurmakkelimef.(Yay vb. için) germek. [Yüknekî]
  18. şekerkelimeis.Ar.Yaygın şekilde tatlandırıcı olarak kullanılan, şeker pancarı ve şeker kamışından elde edilen, bilimsel adı sakaroz olan kristal yapılı besin…
  19. kılıçkelimeis.Bele asılmış bir kın içinde taşınan, siperlikli bir kabzaya tutturulmuş, bir veya iki yüzü de keskin, uzun ve sivri, çelikten yapılmış kesici bir…
  20. bilmekkelimef.Bir şeyi öğrenmiş, kavramış olmak; malumat edinmek. [Yüknekî]
  21. yatmakkelimef.Yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak; yatmış olmak.
  22. uğramakkelimef.eT.Bir şeyi kast ve niyet etmek; tasarlamak; planlamak; niyetlenmek; arzulamak.
  23. yağmurkelimeis.eT.Gökten akan su; havaküredeki su buharının yoğuşarak damlacıklar hâlinde yere düşmesiyle oluşan yağış.
  24. satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
  25. bolmakkelimeyard. f.Olmak. [Yüknekî]
  26. ilkkelimesf.eT.Zaman, sıra, yer ve önem bakımından benzerlerinden önce gelen.
  27. binmekkelimef.eT.Yüksek bir şeyin veya hayvanın üzerine çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak.
  28. yükkelimeis.Ağırlık.
  29. sakızkelimeis.Elbiseye bulaşan yapışkan şeyler.
  30. işinkelimeis.Saç örgüsü.
  31. artkelimeis.Arka taraf; geri.
  32. istemekkelimef.eT.Arkasına düşmek; aramak; arzu etmek; araştırmak.
  33. bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
  34. erkekkelimeis.İnsan, hayvan ve bitkilerin dişi cinsini dölleyici olanı.
  35. soğankelimeis.eT.Zambakgillerden, toprak altındaki yumru kısmı değişik renk, biçim ve irilikte, yaprakları içi boş, silindirimsi ve sivri, yemeklere çeşni vermekte…
  36. kolukelimeis.Zaman ölçüsü olarak on saniye kadarlık birim.
  37. korkukelimeBir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan ruhî sarsıntı; tedirginlik duygusu.
  38. sıkmakkelimef.eT.Bir şeyin etrafına sarılarak sıkıştırmak. .
  39. karınkelimeis.İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga altından kasıklara kadar olan ön bölümü; bu bölümde yer alan iç organların tümü. [Yüknekî]
  40. batmakkelimef.Bir sıvının veya yumuşak bir maddenin içine girmek; gömülmek.
  41. beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
  42. buyrukkelimeYapılması veya yapılmaması emredilen şey; emir; ferman; söz.
  43. kömürkelimeis.eT.Siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt.
  44. yıkmakkelimef.(İnsan, hayvan ve ağaç için) yere düşürmek; yere sermek; devirmek; yere yatırmak.
  45. sanmakkelimef.Bir şeyin olma veya olmama ihtimali varken olabileceğine daha çok inanmak; zannetmek.
  46. alçakkelimesf.eT.Yüksek olmayan; yerden yüksekliği az olan; aşağıda olan.
  47. suvkelimeis.Su.
  48. yimekkelimef.Yemek.
  49. yanakelimezf.Geri dönme bildirir.
  50. yaşamakkelimef.Canlılığını sürdürmek; hayatta olmak; sağ olmak; canlılığa ilişkin belirtiler taşımak; diri olmak.