sıkmak

kelimef.

eT.sī-mak > sı-k-mak

  1. 1

    {eT}Bir şeyin etrafına sarılarak sıkıştırmak. .

    [DLT][ETY][EUTS][Gabain]

  2. 2

    Bir şeyin etrafını bir şeyle sararak, daraltarak basınç altına almak.

  3. 3

    Bir kimseyi kolları arasına alarak kendi bedenine doğru bastırmak.

  4. 4

    (Sebze, meyve vb. için) basınç uygulayarak suyunu, yağını çıkartmak.

  5. 5

    (Ayakkabı, giyecek vb. için) dar gelmek.

  6. 6

    (Organ için) organı hareket ettiren kasları germek.

  7. 7

    Basınç düzeni ile çalışan bir aygıt ile fışkırtmak, püskürtmek.

  8. 8

    (Ateşli silah için) hedefe yöneltip ateşlemek; silahı boşaltmak; tetiği çekmek.

  9. 9

    Boyunu kısaltmak; germek.

  10. 10

    mecaz.Baskı altına almak; zorlamak.

  11. 11

    Sıkıntı vermek; usandırmak; bıktırmak.

  12. 12

    Bunaltmak.