satmak

kelimef.

eT.sā-mak (saymak) > sa-t-mak (saydırmak)

صاتمق

  1. 1

    {eT}Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.

    [DLT][EUTS][Gabain][İKPÖy.]

  2. 2

    Bir malı piyasaya sürmek; pazarlamak.

  3. 3

    Müşterilerine belli bir malı sağlamak; o malın ticaretini yapmak.

  4. 4

    mecaz.Gizli bilgileri karşı tarafa bir çıkar veya bedel karşılığında vermek; ihanet etmek; ele vermek.

  5. 5

    (Kadın, vücut vb. için) ahlakî kaygı duymaksızın para karşılığında cinsel yararlanma sağlamak; yasa dışı veya başkalarının uygun bulmayacağı bir işi yapmak.

  6. 6

    mecaz.(Soyut şeyler için) bir çıkar uğruna feda etmek.

  7. 7

    mecaz.Para ve çıkar karşılığında karşı tarafı tutmak

  8. 8

    mecaz.Kendisinde olmayan bir niteliği varmış gibi göstermek; gerçekte sahip olmadığı şeylere sahipmiş gibi görünmek; taslamak; gösteriş yapmak.

  9. 9

    {eAT}argo.Yanında bulunan kimseyi bir yolunu bularak uzaklaştırmak; başından atmak; baştan savmak; ekmek.

  10. 10

    {eAT}Söylemek; nakletmek; dinletmek.

  11. 11

    {ağız}(Kız için) evlendirmek.

    [DS]