satmak
kelimef.Köken
eT.sā-mak (saymak) > sa-t-mak (saydırmak)
صاتمق
Anlamlar
- 1
{eT}Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
[DLT][EUTS][Gabain][İKPÖy.]
- 2
Bir malı piyasaya sürmek; pazarlamak.
- 3
Müşterilerine belli bir malı sağlamak; o malın ticaretini yapmak.
- 4
mecaz.Gizli bilgileri karşı tarafa bir çıkar veya bedel karşılığında vermek; ihanet etmek; ele vermek.
- 5
(Kadın, vücut vb. için) ahlakî kaygı duymaksızın para karşılığında cinsel yararlanma sağlamak; yasa dışı veya başkalarının uygun bulmayacağı bir işi yapmak.
- 6
mecaz.(Soyut şeyler için) bir çıkar uğruna feda etmek.
- 7
mecaz.Para ve çıkar karşılığında karşı tarafı tutmak
- 8
mecaz.Kendisinde olmayan bir niteliği varmış gibi göstermek; gerçekte sahip olmadığı şeylere sahipmiş gibi görünmek; taslamak; gösteriş yapmak.
- 9
{eAT}argo.Yanında bulunan kimseyi bir yolunu bularak uzaklaştırmak; başından atmak; baştan savmak; ekmek.
- 10
{eAT}Söylemek; nakletmek; dinletmek.
- 11
{ağız}(Kız için) evlendirmek.
[DS]
Bu sözcükle kurulan deyimler42
- afra satmak
- ağıra satmak
- ağız satmak
- ağız tadı ile satmak
- akıl satmak
- anasını satmak
- avurt satmak
- ayıyı vurmadan postunu satmak
- bilgiçlik satmak
- bir pula satmak
- caka satmak
- çalım satmak
- cebe satmak
- çene satmak
- dil satmak
- fiyaka satmak
- haraç mezat satmak
- hiçe satmak
- hüner satmak
- hurda fiyatına satmak
- kargayı bülbül diye satmak
- kendini ağıra satmak
- kendini dirhem dirhem satmak
- kendini satmak
- körler mahallesinde ayna satmak
- kurum satmak
- müslüman mahallesinde salyangoz satmak
- naz satmak
- nezaket satmak
- ötgürü satmak
- porum satmak
- ruhunu şeytana satmak
- savu satmak
- sirke satmak
- tafra satmak
- tavır satmak
- tereciye tere satmak
- ulvān satmak
- unvan satmak
- yok pahasına satmak
- yok satmak
- yüzü sirke satmak